05.04.2021, 01:35

4 NİSAN’DA BİLDİRİ OLUR MU?

4 NİSAN’DA BİLDİRİ OLUR MU?

Sevgili Amiral Amcalar;

Siz bilmiyor olabilirsiniz, bilmemeniz, bilseniz de önemsememeniz normal ama…

İsimlerinize bakınca,

Bir de gölgenize tabi, normal diyor insan…

Avrasyacı bu abiler, Perinçekgillerden…

Bunlar Başbuğ Türkeş’i nereden bilecekler?

Bu gün 4 Nisan sayın abiler…

Bizim son nefer, son nefes kalıncaya kadar,

Sur’u üfleyene değin İsrafil, bu günü ona ayırdığımız/ ayıracağımız gün…

Aliya’nın, Cahar’ın, İsa Yusuf’un, Ahmet Işık’ın, Abdülcemil Kırımlıoğlu’nun, Denktaş’ın, Kozinoğlu Kâşif’in,

Benim, bizim, Türk’üm diyebilenin;

Türklük gurur ve şuuru – İslam ahlak ve faziletine sahip, Müslüman zelil olmasın diye ayağa kalkan herkesin,

Saçlarını rüzgâra gözlerini Turan ufkuna dikmiş Nizam-ı âlem sevdalısı her salih insanın sonuna birinci tekil iyelik ekini getirerek iftiharla söylediği: “Başbuğ” unvanının sahibi Alparslan Türkeş’in ölüm yıl dönümü beyler.

                                                           ***

Sayın siyasilerin yaptıklarını söylemiyorum ama benim gibi herhangi bir Ülkücü için bu günün bir rutini vardı abiler.

Biz, bir hüzünle kalkarız 4 Nisan’da.

Günlük rutinlerden önce onun evimizin duvarında ya da telefonumuzda bulunan bir fotoğrafına bakarız önce.

İki damla yaş düşer gözümüzden,

Yüreğimizin bir yerindeki kabuk yeniden sökülür de kan yürür içimize.

Bilenlerimiz Kur’an okur, bilmeyenlerimiz bir Fatiha.

Tanrı zeval vermesin devlet, din ve Kur’an var kuşkusuz

Ama işte biz susarız bu gün,

Mevlitler okur, hatimler indirir, her şeyin ve herkesin sahibine emanet ederiz onu.

Onu anar, onu söyler, ona dua ederiz.

Rızkımızı kazanmak için dağılsak da yeryüzüne, aklımızın bir köşesinde hep onu tutarız.

Ama amiral amcalar, siz gündemini değiştirerek bu gün Türkiye’nin, Türk milletinin ve Türk milliyetçilerinin, ayıptan da öte bir densizlik ettiniz.

Gerçi ben, bu sene yazmayacaktım ona…

Öldü, yine de kurtulamadı bizden.

Güzin Abla’ya çevirdik merhumu…

Dert şikâyet, dert şikâyet her sene…

Güzel şeyler yazayım diyorum ama nerde?

Onu gören için, ondan sonrasının güzel olma ihtimali muhal…

Ama olsun…

Ben onun haberlerini seyredecektim televizyonlarda, gazetelerde onu okuyacaktım,

İki rekât namaz, bir Yasin-i Şerif, iki damla yaş…

Berbat ettiniz günümü, yasımı, hüznümü…

Rütbeleriniz sökülür inşallah e mi?

Aldınız ya benim de bedduamı.

Sevgili Amiral Amcalar;

Şimdi siz diyeceksiniz ki: “ Tabii ki konuşacağız. Biz bu işe ömrümüzü verdik asker!”

Sondaki asker kelimesi ve ünlem işaretiyle bildirilen kızgınlık meslek alışkanlığı…

Yoksa benim gibi bir adama böyle konuşmak haddinize mi(!)?

Endişelerinizi anlıyor ve devleti yönetenlerin siyaseten değil ama millet ve devlet hayatına olumsuz tesiri olacak mücbir bir sebep olmadıkça, Montrö Antlaşması iptal etmeleri ihtimalini,  doğrusu ben de tasvip etmiyorum.

“Ama Meclis Başkanı dedi ki”…

Desin. Her diyenin her dediği oluyor mu bu ülkede?

Olmuyor.

O halde…

Meclisin başkanı, cumhurun başkanına bir selam çakmış; yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı makamının önemine işaret etmiş; hiç bilemediniz Kanal İstanbul için olumlu bir veri oluşturmaya çalışmış olamaz mı?

Hiçbiri değil diyelim.

Diyelim ki Sayın Şentop, hakikaten sizi telaşlandıran şeyi kast etti…

Üçünüz, beşiniz, on beşiniz, hatta yüz üçünüz randevu talep etseydiniz hükümetten,

Yabancınız değil ki eski çalışma arkadaşınız, komutanınız Milli Savunma Bakanı.

Onunla görüşseydiniz,

Aracı koysaydınız onu

O, Cumhurbaşkanıyla görüştürseydi sizi.

Kurmay alışkanlığıyla, traşlı ve bakımlı yüzlerinizle, iki dirhem bir çekirdek varsaydınız Külliye ’ye

–saraya ya da ne derseniz artık-

Haritayı serseydiniz kabul salonundaki o ipek halının üzerine,

Elinizde bir çubuk, anlatsaydınız haritanın üzerinde,

Kırmızı kuvvetler, mavi kuvvetler diye diye…

Sonra çıkışta, size uzatılan mikrofonlara:

“Sayın Cumhurbaşkanına konuyla ilgili endişelerimizi bildirdik.

Her zaman Atatürk Türkiye’sinin emrindeyiz. 

Kırmızı kuvvetlerle mavi kuvvetler…

Yok, o buranın konusu değildi. Neyse, hayırlı akşamlar” deseydiniz kıyamet mi kopardı?

***

Bir dernek kursaydınız mesela, kısaltması BAD olan.

Kötüye yormayın hemen.

Bilge Amiraller Derneği demekti maksadım.

Bu dernek üzerinden örgütlenir, hükümetinden muhalefetine cümle siyasa mensuplarına, orduya, ilgili diğer birimlere, aydınlara, kahvehane eşrafına, kim varsa akıl sağlığı yerinde olan ve işitme organı çalışan, cümlesine anlatsaydınız bu endişelerinizi.

Televizyonlara çıkardınız hem, youtube kanallarında röportajlar verirdiniz, internet haber sitelerinden gazetelere boy boy fotoğraflarınız yayınlanırdı,

Bu güne kadar adınızı bilmeyenler adınızı öğrenirdi,

Ömrünüzün bu son deminde şöhreti tadardınız…

Fena mı olurdu?

                                                                          ***

Şimdi diyeceksiniz ki babalar:

“ Biz de bu ülkenin vatandaşı, bu milletin birer ferdiyiz. Bu millet bizi okuttu. O kadar yıl yaptık bu mesleği, okuduk okuttuk, öğrendik öğrettik. Bu millete borcumuz var. İki kelam ettik, çok mu? Hem imamlar konuşunca bir şey olmuyor da biz konuşunca mı?”

Değil elbette…

Ama kabul edelim ki şöhretiniz kötü.

Bu ülkede sizinle aynı üniformayı giyip bu ülkeye ve bu ülkenin insanlarına kötülük eden o kadar çok adam var ki…

60’ta darbe yaptınız.

Sonra birbirinize darbe yapmaya kalktınız.

Türkeş’i vatanından sürdünüz, Dündar Bey’i, Muzaffer Özdağ’ı, Ahmet Er’i…

İyiydi, kötüydüsüne girmiyorum ama sizin selefleriniz bir başbakan astı abiler, iki de bakan…

– ki ben fazla abartıldığını düşünüyorum Menderes’in. Uçkuru ile ilgili problemleri olan ve bizi Amerika’ya mecbur eden, atılım hamlelerimizin içine eden adam olduğunu düşünüyorum-.

Yaptınız bir çocukluk,

Verdik üç kurban, 14 sürgün ve bir dünya mazlum…

Akıllandınız diye düşünürken biz

Tombaladan çıkardığınız 71 Muhtırası ile bir kez daha kıydınız bir yürüyüşe.

Mağdurlar yarattınız sahiden, birilerinin mağdur edebiyatı yapmasına sebep oldunuz…

Belinizde taşıdığınız silahın verdiği psikolojik güç, orduyu peygamber ocağı bildiği için mensuplarını da halis insan bilen, seleflerinizin Amerikan uşağı olduğundan habersiz, emrinizdeki on binlerce Mehmet tak diye buyurduğunuzu şak diye yaptığından,

Amerikan’ın emri ve isteği üzerine şartları olgunlaştırmak için sayıları binlerle ifade edilen insanın ölümüne sebep olduktan sonra, yönetime el koydunuz.

Türkeş’e eziyet ettiniz yine.

Hasta yatağına kelepçelemek Başbuğu.

Bundan büyük utanç mı olur?

Oldu.

Bizi komünistlerle bir tutmak gibi bir haysiyet cellatlığına imza attığınız yetmezmiş gibi,

Bir sağdan bir soldan deyip sehpalara sürdünüz çağlarının yiğitlerini.

Bir nesli, bu memleketin geleceğine yön verebilecek yeteneklere sahip Müslüman- Türk çocuklarını zindanlarda çürüttünüz.

Farkında mısınız, bir tane İslamcı yok astığınız?

Bizi astınız onları beslediniz.

Sonra 28 Şubat ayakları…

Yarattığınız küçük mağduriyetlerle birilerine döşediğiniz iktidar yolları…

Güya din karşıtı Güven Erkaya ile Çevik Bir’in emeklilikten sonra görev aldıkları yönetim kurullarını görünce, boğazımıza kaçmasın diye sıkı sıkı tuttuğumuz küçük dilimiz…

Bu yüzden siz fikir açıklayınca huylanıyor birileri,

Birileri oya ve desteğe tahvil ediyor.

Bir telaş insanlarda, bir kuşku, bir korku…

Bilinçaltı giriyor devreye ister istemez abiler,

Sebep olduğunuz zulümler hatırlanıyor.

Bunun böyle olacağını cümle âlem biliyor da siz mi bilmiyorsunuz?

Avrasyacısınız bir kere,

İnsanlar Maocu ya da Rusçu diye okur bu kimliği bu coğrafyada.

En iyimseri solcu der, sola yakın ya da.

Bu ülkede yüz kişiden yetmişi hazzetmez soldan, ellisi düşman bilir.

Fişlenmişsiniz bir kere abiler.

Hem neden yüz üç amiral…

Sizin gibi düşünen, sizin kadar çağdaş bir sivil yok muydu aranıza alabileceğiniz:

Bir siyasetçi mesela, bir akademisyen, bir esnaf, bir topçu ya da bir popçu…

İmam mevzuuna takılmayın boynu kalın adamın.

( Ona boynu kalın değil de sırtı kalın mı deniyordu sahi? Neyse anladınız siz ne demek istediğimi.)

Bu aralar pek bir müsamahakâr davranılıyor ağalara…

Onlar da gemi azıya aldıkça alıyorlar.

Payelerini büyüttükçe büyütüyor,

Şeyhülislam olduk zannıyla,

Muktedir olduğunu zannetmenin dayanılmaz hafifliğiyle,

Kelimenin şehvetine, tarihi camilerin azametine kapılıp konuşuyorlar…

Sizin gibi onlar da:

“Mal da yalan mülk de yalan/ Var biraz da sen oyalan” derken Yunus’un sadece kafiye yapmadığını bilmiyorlar.

Hem sayın abiler,

Neden gece?

Gündüz torbaya mı girdi?

Size kimse, gündüzün şerrinin gecenin hayrından evla olduğunu söylemedi mi?

Bütün ihtilaller gece yapılır ve muhtıralar gece verilir algısı -ne algısı, gerçeği- kabak gibi ortadayken…

Fenerbahçe Orduevinde vakit öldürüp, hizmet eden askerleri yoracağınıza, biraz kendinizi yorup gündüz gözü yapsanız ya açıklamanızı.

Gizemli olacaksınız illa,

Hafif de olsa bir korku salacaksınız öyle mi?

4 Nisan’da hem de…

Yarın, artık emekli maaşınızın karşılığı olmaktan başka bir işe yaramayan rütbeleriniz sökülür de düz memur maaşına talim eder; dışarıda yüz liraya yediğiniz yemeği orduevlerinde on liraya yemek hakkından; bu memleketin gariban evlatlarının gak dediğinizde ağzınıza süt, guk dediğinizde et verdiği kusursuz hizmetlerinden mahrum olursanız o zaman görürüm ben sizi.

Kahveci Abdo alır boyunuzun ölçüsünü sizin,

Self servis zulmünün ne olduğunu anlarsınız o zaman.

                                                           ***

Sevgili Amiral Abiler;

Kim size bu bildiriyi yazdırıp imzalattıysa,

Kim bunu 4 Nisan’da yayınlattıysa gidip yakasına yapışın o müptezelin.

Çünkü Allah davasının bir büyük yol başçısının,

Ölmüş de olsa Türk’ün son Başbuğunun hakkına girdiniz,

Onun manevi hudutlarına tecavüz ettiniz.

Tamamen olmasa da evlatlarının onu hakkıyla anmasına mani oldunuz.

İyisi mi tövbe edin, hem siyasetten hem de milletten af dileyin,

En çok da Ülkücülerden.

Bir anma programı hazırlayın Türkeş için,

Hatim indirin/ indirtin,

Mevlit okutun.

Yoksa Türkeş daha beter çarpmaya devam edecektir sizi.

Bu gününüzü de ararsınız sonra

Benden söylemesi…

Yorumlar (5)
Mustafa Kasbolat 2 hafta önce
Yüreğine sağlık..!
Adem SARAL / Trabzon 2 hafta önce
Bu sitede sürekli takip edip okuduğum bir yazar. Yazının konusu beni şaşırtmadı. Harika bir makale olmuş. Yüreğinize sağlık..
Mehmet Benli 2 hafta önce
Valla adamlara iyi bir ayar çekmişsiniz değerli hocam.
Ayrıca hem suya hem de sabuna dokunarak çoğunlukla yalaka diye sıfatlıların kategorisine Ülkücü feraseti ile dahil olmamışsınız.
Aman bir darbe iması bile olmasın diye ihtimamla yazdıklarını düşündüğüm bu adamların yaptığı iş ancak bu kadar oluyor.
Ayının yavrusunu sevmesine benziyor.Yavrunun ilk önce başını okşarken seviyorum zannederek bir de enseye patlatıyor pençeyi.
İktidar da bir gün bile kalacak yüzü olmayanların bu gibi fırsatlara söyleyeceği mağduriyet sefilliğini kınıyorum.
Hani Kerimoğlu efe türküsünde "Oyna len Koca Arap sen oyna,
Sen den başka yiğit kalmadı."
hesabı bakıyorum herkes yiğit oluyor böyle günlerde.
Ramazan UYANIK 2 hafta önce
Sayın müdürüm yüreğine, kalemine sağlık. Allah razı olsun.
Mehmet AKİSTİ 2 hafta önce
Bazı söz vardır lügat istemez. Bazı lügat vardır söz yetmez. Bu günün ülkücülerinin lisanı olan bir şaheserin daha dile gelmiş. Duruş taraf ve görüşe ışık olmuş. Tebrik ediyorum Aksaçlı Reis. Yüreğine diline kalemine sağlık.
19°
açık
Namaz Vakti 19 Nisan 2021
İmsak 04:39
Güneş 06:12
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:54
Yatsı 21:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 31 57
5. Altay 30 54
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 30 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23