20.10.2020, 03:00

ABDÜLHAMİD'IN SURİYELİ TARİKAT ŞEYHİ

ABDÜLHAMİD'IN SURİYELİ TARİKAT ŞEYHİ

Abdülhamid devrinde ki­mi­le­rin “AKREP” ki­mi­le­ri­ “YILAN” dedi­ği bir tarikat şeyhi vardı. EBÜ'L -HÜDA Efendi.Bu adam Yıl­dız Sarayının en ka­ran­lık tipe­rin­den bi­riy­di. Çar II. Ni­ko­la ve Ça­ri­çe Alek­sand­ra’nın Pet­rog­rat sa­ra­yı­nda «has­ta­la­rı iyi­leş­ti­rip ge­le­cek­ten ha­ber ve­ren» Ras­pu­tin’ler varsa, Yıldız'ın da Şeyh ZAFİR ve Ebü’l-Hü­da gibi iki tarikat Şefi vardı. Ab­dül­ha­mid, Şâ­ze­li Şeyhi Za­fir Efen­di’ye ahi­ret, Ebü’l-Hü­da Efendi’ye dün­ya işlerini bırakmıştı.

Şa­ze­li Şeyhi Mu­ham­med Za­fir (1829-1903), Mah­mud Ne­dim Pa­şa sa­da­re­tin­de İs­tan­bul’a gel­erek, Şeh­za­de Ab­dül­ha­mid ile ta­nış­mıştı.. Hünkar olunca kapılar açıldı. Ab­dül­ha­mid Se­nû­si­le­re kar­şı Şa­ze­li­ ta­ri­ka­tı­nı des­tek­le­yip Mu­ham­med El-Meh­dî’nin gü­cü­nü kır­acak­tı. Fi­li­be­li Ahmed Hil­mi’ye gö­re, Ab­dül­ha­mid İt­ti­had-ı İs­lâm si­ya­se­ti­ uğruna tarikat şeyh­le­rini “ta­sad­duk­la av­la­ma” tak­ti­ği gü­der­di. Za­fir Efen­di için Be­şik­taş’ta bir tek­ke ile ca­mi yaptırmıştı. Libya'dan gelenler bu tek­ke­de ağır­la­nır­dı.

Yıl­dız’ın daha ilginç kişisi, ef­sûn­kâr ta­vır­la­rıy­la Ras­pu­tin ro­lü­ndeki Ebü’l-Hü­da Efendi idi (1850-1909). Seyyid Ah­med Ru­faî ah­fa­dın­dan­ gelirdi. Su­ri­ye’de zen­gin va­kıf­la­rı vardı. Babasının ölümüyle vakıfların tevliyeti kendine kalmıştı. İlm-i nü­cum (ast­ro­lo­ji) üze­rin­de derinleşmiş; na­ki­bü’l-eş­ra­f ol­arak sey­yid ve şe­rif so­yun­dan ge­len­le­rin ka­yıt­la­rı­nı tu­tardı. Ab­dü­la­ziz za­ma­nın­da İs­tan­bul’a ge­len Ebü’l-Hü­da, Mec­lis-i Me­şa­yih üyesi de yapılmıştı.

Ebü’l-Hü­da'yı Ab­dül­ha­mid’e Ma­beyn­ci Os­man Bey tak­dim et­miş­ti (1876). Soykütüğü 47 gö­bek­ten İmam Hü­se­yin’e uzanırdı. Tarikat Şeflerinin saraya en büyük katkısı rüya ve kerametler konusunda olurdu. Ab­dül­ha­mid İlm-i nü­cûm­ ve rü­ya tâ­bir­le­ri­ne önem verince Ebü’l-Hü­da'nın yük­se­li­şi hız­lan­dı. 93 Harbinde Rus Or­du­su Ye­şil­köy’e da­ya­nın­ca, en büyük te­sel­li­yi Ebü’l-Hü­da'da bul­muştu.

Ab­dül­ha­mid, Ebü’l-Hü­da’yı İt­ti­had-ı İs­lam için kul­la­nırdı. Se­ren­ce­bey yo­ku­şun­da bir ko­na­ğı Sayyadizade tek­ke­sine tahsis etti. Tekke, ik­bâl pe­şin­de ko­şan vezir vü­ze­ra­nın bu­luş­ma ka­pı­sı, Jur­nal­ ve la­yi­ha­la­rıy­la Yıl­dız’ın has adamıydı. Kürt Be­dir­ha­nîleri ih­bar edince, Taş­kış­la’ya hap­se­dil­diler. Mı­sır’da ya­yın­la­nan Kür­dis­tan Ga­ze­te­si’nde Ab­dur­rah­man Be­dir­han, Abdülhamid'i suçlamaktaydı:

- " Sizi kan­dı­ran Ebü’l­-hü­da'nın zu­lüm ve sap­kın­lı­ğı­na alet ol­mak­ta­sı­nız..."

Ebü’l-Hü­da is­te­di­ği an hu­zu­ra gi­rip ati­ye­le­re na­il olur­, saray nezdinde Gazi Osman Paşa'dan daha fazla itibar görürdü. Mı­sır me­se­le­sin­den do­la­yı Kamil Paşa'yı jurnalledi. Ka­mil Pa­şa'ya göre Abdülhamid, «mi­de­si­nin üs­tün­de ağır bir taş gi­bi du­ran» bu şer mem­baını sil­ke­le­yip ata­mamıştı.

Ebü’l-Hü­da ule­mâ­ ara­sın­da İs­tan­bul pâ­ye­sine yükselerek, 1880’de Ana­do­lu, 1885’te Ru­me­li Ka­zas­ke­ri payesi aldı. Şey­hü­lis­lâm ola­ma­sa da, ser­vet sa­hi­bi ol­du, Be­şik­taş’ta der­gâ­hı, Ni­şan­ta­şı’nda ko­nak­la­rı, Bo­ğaz’da ya­lı­la­rı var­dı. 22 ya­şın­da­ki oğ­lu Ha­san Muk­bil e­fen­di­yi yaşlı başlı adamlar arasında Şû­ra-yı Dev­let aza­lı­ğı­na tayin ettirdi. Si­vil rüt­be­le­rin en üs­tü­nü olan ûlâ de­re­ce­si­ne na­il oldu. Vahdeddin tahtından olup Şerif Hüseyin'in davetiyle Mekke yolculuğuna çıkınca, onu Cidde'de karşılayıp saçağını öpenler arasında Hasan Mukbil Efendi de bulunuyordu.

Ab­dül­ha­mid Ebü’l -Hü­da ve İz­zet Ho­lo ile Arap­la­rı, Mel­ha­me kar­deş­ler­le Lüb­nan’ı, Şeyh Za­fir’le Libya"yı elin­de tu­ta­rak İs­lam­cı­lık yapardı. Lüb­nan Va­ka­sın­da Arap-Dür­zî-Ma­ru­nî ça­tış­ma­sı­ üzerine kurulan ( 1860) Di­van-ı Harp, omü­şi­r Ah­med Eyyüp Pa­şa da­hil 185 su­bay ve as­ke­ri kur­şu­na di­zer­ken, bu sahte İslamcılık gene yürürlükteydi. Ne­cid ve Ye­men İmam­la­rı­ tah­si­sat-ı mes­tu­re­ ile, Hi­caz Emir­le­ri de Sür­re Alay­la­rıy­la okşanıp beslenirdi.

Ba­ban­za­de ve Be­dir­ha­ni ev­lad­la­rı Aşi­ret Mek­tep­le­rin­in “za­de­gan” sı­nı­fın­da eği­ti­lir; Ar­na­vut de­re­bey­le­ri otlanabildiği ölçüde Abdülhamid'i ba­ba bi­lir­­di. Biz İslamcılık oynarken, Ar­na­vut­lar al­fa­be­si­ni, oku­lu­nu ve mil­li­ye­ti­ni çoktan ha­zır­la­mış­tı.

200’den faz­la pro­pa­ğan­da ri­sa­le­si olan Ebü’l-Hü­da bizim İslamcı teori için ir­fa­n mal­ze­me­sidir. Os­man­lı Sa­ra­yı, fâ­sık, ca­sus ve zın­dık­lar­la ta­ri­he karışırken, za­man ve bi­linç öte­sinin et­no-kül­tü­rel öz­lem­le­rine ve Saidi Nursi yandaşlığına soyunan bizim Şerif Mardin bile, Ebü’l-Hü­da’yı Ab­dül­ha­mid’in da­nış­man­la­rı­ ara­sın­a koyar. Bu Zürriyet tarihçiliğinin uygarlığı kavrama pa­ra­dig­ma­sı Sad-i Nursi’ye kadar uzanır.

Müf­rit ze­ka­sı ve ta­lâ­ka­ti ile ya­kın­lı­ğı­nı Meş­ru­ti­ye­te ka­dar ko­rudu. Meş­ru­ti­ye­tin ila­nın­ıyla Yıldız’ın haramzade takımı ve is­tib­dat şü­re­ka­sı tu­tuk­la­nır­ken, Ebü’l-Hü­da da 6 Ağus­tos­ 1908'de Oğ­lu Hasan Halit’le Zap­ti­ye Ne­za­re­ti­ne konuldu. Büyük Ada’ya sürülüp gözaltına alındı. Orada ölün­ce (30 Mart 1909) Beşiktaş’taki Yahya Efendi dergahına gömüldü. Derviş Vahdeti bile ölümünü duyunca Volkan gazetesinde yazı yazmıştı. Naaşı 1960 yılına kadar Yahya Efendi haziresinde kaldı.

Suriye’de tekkeler Türkiye gibi devrim gazabına uğramamıştı. Rufai Tekkesi Halep’te faaliyetini sürdürmüş, yeni binalar yapılarak müctemilat genişletilmişti. Şeyhin naaşını Halep’e nakletmek için 1960 yılında bir heyet İstanbul’a geldi. Özel izinle kabri açılınca, ne görseler beğenirsiniz? Müritlerinin yazdığı risaleye bakılırsa, Allah'ın sevgili kulu mübarek Şeyhimizin naaşı 50 sene geçtiği halde zerre çürümemiş, gömüldüğü tazelikte duruyormuş!? Naaş Halep'e götürülüp dergahın haziresine babası yanına SIRLANDI..

Şimdiki İslamcı hükumet zamanında Süleyman Şah türbesi nasıl yerinde kalamadıysa, Halep'teki Rufai tekkesi ve avludaki mezarlar da Suriye iç savaşında, bombalanıp yerle bir oldu.

Mübarek şeyhimiz mezardan doğrulup sahte İslamcılara niçin birbirinizi yiyorsunuz, ey öküz oğlu öküzler diyemedi. Çünkü kendisi de aynı soydan gelirdi. Allah tüm İslam dünyasına akıl fikir versin?!

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sakal ve yakın çekim

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 9 17
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. Wolverhampton 9 14
10. M. United 8 13
11. Crystal Palace 9 13
12. Arsenal 9 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Burnley 8 5
18. Fulham 9 4
19. West Bromwich 9 3
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Athletic Bilbao 9 12
9. Valencia 10 12
10. Elche 8 12
11. Getafe 9 12
12. Real Betis 10 12
13. Barcelona 8 11
14. Osasuna 9 11
15. Deportivo Alaves 10 10
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7
19°
açık
Namaz Vakti 27 Kasım 2020
İmsak 06:28
Güneş 07:58
Öğle 12:57
İkindi 15:23
Akşam 17:45
Yatsı 19:10