08.06.2020, 14:14

BAŞKA YERDE YAŞAYAMAYIZ

BAŞKA YERDE YAŞAYAMAYIZ

Beş senede temel değerleri düzeltir, 20 sene içerisinde G10 üyeliğini zorlarız. Ama önce siyasetin ekonomi üstündeki vesayetini kaldırmamız gerekiyor.

Mevcut siyasi yapının hepsi ekonomide devlet gücünü yağma için kullanma peşinde. Kaynakları kamu gücünü elinde tutanlara yağmalatmanın bedelini eninde sonunda her vatandaş öder. Devletin harcadığı her kuruş eninde sonunda milletin cebinden çıkar.

Belediyelerden, yarı devletleşmiş sendikalara, vakıflardan, hükümet destekli özel sektör şirketlerine, devletin her kurumunda boğazımıza kadar yolsuzluk ve yağmaya batmış durumdayız.

Kamu kaynaklarını yağmalayarak, yolsuzlukla hiçbir millet refaha, zenginliğe, huzura kavuşamamıştır.

Kısa bir dönem hak edilmemiş tatlı bir hayat yaşanır. Sonrası o yenilen hurmalar acı, acı çıkartılır. Hem de 10 misli bedelle...

Devletimizi, milletimizi, insanımızı çok seviyoruz. Göz göre göre ülkemizin müthiş zenginlik ve kalkınma potansiyelinin heba edilmesine gönlümüz razı olmuyor.

Türkiye, bölgenin Singapur’u, Hong Kong’u kişi başına 30 bin doları geliri olan bir merkez ülke konumuna neden gelmesin?...

Seçim kanunu değiştirmekle, suni barajlar oluşturarak halk iradesinin mecliste temsilini engellemekle, türlü türlü siyaset cambazlıklarıyla gündemimizi bu siyasetin doldurmasına müsaade edemeyiz.

Geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçiminin konusu millet kıraathaneleri ve orada dağıtılacak kekti. Bu siyasi yapının önümüzdeki seçimlerde tartışacağı konu: “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” olacaktır.

Biz başka yerde yaşayamayız. O halde biricik anayurdumuzu dünyanın en güzel ve yaşanabilir ülkesi yapalım. Birlikte başarabiliriz...

****

MERKEZ BANKASI ADIM ADIM TEKNİK İFLASA KOŞUYOR

5 Aralık 2016’da aşağıdaki yazıyı yayınlamışım. Merkez bankasının yatırım teşvik belgeli firmalara doğrudan 20 milyar TL kredi kullanacağı haberini okuduğumda aklıma bu yazı geldi... Dört sene öncesinden bugünleri görmüşüz.

O günlerde sözde büyük firmaların döviz oynaklığından kaynaklanan kur riskleri azaltılması planlanıyordu. Şimdi doğrudan merkez bankasına para bastırılarak ilgili ve gözde şirketlerin cebine para koyuluyor.

O şirketler için o zaman harcanan 25 milyar dolar ve artı hazine teminatı altına alınan 100’lerce milyarlık krediler yetmemiş olacak ki şimdide doğrudan dünyada örneği görülmemiş bir şekilde TCMB, güya bankaları aracı kılarak kredi dağıtıyor.

Yatırım teşvik belgeli belirli sektördeki firmalar tanımı da çok ilginç. Kimler yatırım teşvik belgesi alabiliyor bu ülkede herkes biliyor sanırım.

Aziz halkımızın bilmesi gereken şudur ki, TCMB’nin bastğı her kuruş bu milletin cebinden enflasyon olarak ödenecektir. Kimin parasıyla kimi ihya ediyorsunuz? sorusunu bu muhalefet bozuntuları elbette ki sormayacak. Ama biz soruyoruz?...

Aşağıdaki yazının Binali Yıldırım gibi bazı aktörleri şimdi tarih oldu. Ama bıraktıkları hasarlar baki....

****

MERKEZ BANKASI İFLAS EDEBİLİR Mİ?

Ne kadar garip bir soru olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Para basabilen bir kurum nasıl iflas edebilir???

Bende sizin gibi düşünüyordum, ta ki Okan Müderrisoğlu'nun "Küresel operasyona karşı hamle" isimli çok iddialı yazısını okuyana kadar.... Yazıda geçen, hükümetin ekonomik krize yönelik hamlelerini okuduğumda bu soruyu kendime sordum: TCMB iflas edebilir mi?

Bu soruyu sorma nedenimi fazla teknik ayrıntıya girmeden Okan Bey'in yazısında ifşa ettiği önlem (!) paketinin TCMB'yi iflas ettirebilecek maddesiyle anlatayım.

İlgili cümleler aynen şöyle:

Hükümetçe açıklanacak önlem paketinde "Büyük firmaların kur riskinden arındırılması hedefleniyormuş" bu amaçla "Kurdaki oynaklığı giderme adımları da atılacak. Büyük firmaların döviz borcu yönetimine Merkez Bankası üzerinden katkı sağlanması" planlanıyormuş.

Eyyy çok akıllı bürokratlar, siyasetçiler, AKP'nin akıl danesi ekonomistleri, şaşkın ördekler!

1) TCMB'nin kullanabileceği maksimum 25 milyar dolarlık rezervle rezervleriyle 300 milyar dolarlık dış borcu olan özel sektörün kur riskini sterilize edemezsiniz. Rezerv yetmez TCMB'yi iflas ettirirsiniz.

2) "Büyük firmaların kur riski ne demek?" Neye göre büyük? Cirosuna mı? Karlılığına mı? İstihdamına mı bakacağız? Yoksa RTE'ye yakınlığına mı? Kurtarmak istediğiniz bazı büyük (?) firmaların kimler olabileceğini az çok tahmin edebiliyoruz. Eğer şüphelerimizde haklıysak, Bu yaptığınız açıkça kamu kaynaklarının yağma edilmesidir.

3) Büyük firma dedikleriniz zaten kurumsal yapılar olmalılar. Dolayısıyla bir strateji ekipleri vardır ve kur riskini hedge ederek kendilerini sağlama almış olmalılar. Ya bu finansal enstrümanlardan yoksun kur riskine bodozlama çarpılmış küçük ve orta boy ithalatçı, ihracatçı sanayici firma ne yapacak? Haksız rekabet olmayacak mı?

Ey hükümet ve atanmış Başbakan Yıldırım,

Önlem (!) paketinizden bu anlamsız, çok tehlikeli Merkez Bankamızı dahi iflas ettirebilecek maddeyi çıkarın. Yoksa dünyaya Merkez Bankasını iflas ettirebilmeyi "başarabilmiş" bir milletin ahvadı olarak rezil oluruz... Sonra sizin de ne hanınız kalır, ne kaşaneniz? Ondan sonra küresel operasyonu bize nasıl yaparlar hep beraber acı acı yaşarız.

Halil İbrahim Bayrakçı

Yorumlar (1)
Mehmet Ali Güreşçi 5 ay önce
Oku düşün sorgula hür iradenle karar tabiki senin akıl
19°
açık