16.09.2020, 22:24

CEMİ CÜMLE ETNİK BÖLÜCÜLERE İTHAFEN

CEMİ CÜMLE ETNİK BÖLÜCÜLERE İTHAFEN

Şu canım ülkede,

Tanrı’nın bir nimet olarak bize sunduğu coğrafyada,

Güneşi deniziyle, dağı tepesi, karı kışıyla,

Sebzesi meyvesiyle,

Kebabı ayranıyla ( Alkol kullananlar bu kısmı değiştirebilir)

Üç gün ağız tadıyla yaşayalım,

Kimse kimsenin tavuğuna “Kışt!” demesin,

Kimse kimseyle didişmesin,

Herkes birbirini sevmese bile birbiriyle iyi geçinsin diyorsunuz ya

Nerde?

Adamlar şapkadan tavşan çıkarır gibi sorun çıkarıyorlar,

Etnik ihanetlerinin pisliğini ha bire ortaya saçıyorlar.

Siz bir susuyorsunuz,

İki susuyorsunuz

Üç susmuyorsunuz.

Artık gına geliyor, yeniden aynı şeyleri düşünüyorsunuz.

                                               ***

Bölücülük, insan bedenini saran kanser gibi bir şey olsa gerek.

Tedavisi yok.

Hani köşesinden kıyısından bulaştı ama rehabilite ettik,

İyileşti,

İnsan oldu diyorsun,

Hop, üç gün sonra sağlam sandığın bünyede nüksediyor maraz yeniden.

Bir de üst perdeden konuşuyor,

Bir de üstten bakmıyor mu, ifrit olası geliyor insanın ya,

Karşıdakinin insan olmadığı aklına gelince şöyle bir duruveriyor.

Olur diyorsunuz,

Geçer diyorsunuz,

Ders almıştır bu sefer diye umut ediyorsunuz ama nafile!

Katran bu ne kadar kaynatırsan kaynat olmuyor şeker.

Asaletin bir mevki makam, şan şöhret, zenginlik meselesi olmadığını

Bir soy meselesi olduğunu daha iyi anlıyor insan bu kansız taifesini gördükçe.

                                               ***

Pek Değersiz Bölücü,

Şimdi sen bana yine “ırkçı, kafatasçı, faşist” diyeceksin bütün  etno-faşistliğini örterek bir ümmet masalıyla, etnik bölücülüğünü sütreleyeceksin hümanizm ayaklarıyla.

Kabullenmeyeceksin söylediklerimi,

İtiraz edeceksin.

Hele aşağıda yazılanları okuyunca daha bir parlayacaksın…

Bir ses vereyim sana:

“Sol” yada “si” değil,

“Tııınnn…”.

Anladın sen onu.

Daha önce de yazmıştım ama anlaşılan o etnikçi kafanın kalınlığından süzememişsin bilgiyi; girememiş, çarpmış geri dönmüş hakikat.

Bir daha anlatacağım.

Dinle şimdi.

                                               ***

 Bu ülkenin adı ne?

Türkiye.

Ne demek Türkiye?

Türk ülkesi.

Çerkez, Pomak, Kürt, Kırgız, Azeri, Laz, Gürcü değil;

Türk, sadece Türk.

Kapiş…

 Bu toprakları Türkler aldı.

Kimden?

Senin dedelerinden filan değil,

Bizans’tan.

Öyle senin inayetinle filan da değil,

Öyle olsan sen yenerdin Bizans’ı,

Sen alırdın bu toprakları.

Geç o on bin asker hikâyelerini…

Devleti olmayanın verecek askeri mi olur.

Ne oldu peki Anadolu’da?

Türk gitti, geldi; gitti, geldi…

Sonra bir gün geri gitmemek üzere geldi.

Önce kılıcının sonra adaletinin ve hoş görüsünün gücüyle vatan yaptı buraları.

Seni de ayırmadı kendisinden.

Gittiği her yere gittin,

Döndüğü her yerden döndün.

Dönemediğin yerlerde sefil oldun.

Kırdılar seni,

Geldin Türk’e sığındın.

Yok demedi, ayak sürümedi.

Aldı, kabul etti seni, baktı, besledi.

Kardeşi bildi seni, evladı belki.

Kendisine ne aldıysa sana da onu verdi.

Bir tek ölümleri vermedi,

Askere bile yazmadı çoğu vakit seni

Hep kendisi öldü,

Çanakkale’de, Kafkasya’da, Aden’de…

Hicaz’da, Sakarya’da, İnönü’de…

Ne istedi karşılığında senden,

Asker mi, vergi mi, haraç mı?

Hiç.

Evet, yanlış duymadın, hiç.

Sen ne yaptın peki?

O seni kendisinden saydıkça sen ayırdın.

Üç otuz paraya İngiliz gavuruna, Fransız Lejyonuna satılanların arkasına düştün,

Öldürdün, sana kardeşim diyen Türk’ü öldürdün.

Sadece Türk’ü değil,

Türk’e kardeşim dediği,

Senin ihanetine ortak olmadığı,

Dinine bağlı,

Türk devletine sadık,

Türk vatanına aşık diye,

“Biz biriz, bütünüz

Adımız Kürt,Laz, Yörük, Çerkez…

Ama soyadımız Türk dediği için

Sen, karındaşını da öldürdün.

Şimdi devlet gösterdi ya çelik yumruğunu, vurdu ya kurt pençesini yüzüne yüzüne,

Güya barışçı ayaklarına yatıyor,

Bir daha ihanet etmek için fırsat kolluyorsun.

Yer miyiz?

Sen de biliyorsun, bir defa kanan yine kanabilir ya fırsat kolluyorsun.

Arada da zeytin yağı gibi üste çıkmaya çalışıyor,

Pis niyetini afişe ediyorsun!

Psikoljisinde sıkıntı olmayan hiçbir insan şiddeti tasvip etmez.

Hele bir kadına, çocuğa yada yaşlıya.

Katil ruhlu olmak lazım birader.

Ama insan kısım kısım, istemesen de oluyor işte.

Şiddeti tel’in edebilir, karşı duruş gösterebilir, kınayabilirsiniz.

Ben de desteklerim seni.

Ama sen öyle yapmıyorsun. Bir münferit hadiseden bir kavga, bir kıvılcımdan yangın çıkarmaya kalkıyorsun!

Neymiş efendim, Sakarya’da Kürtlere saldırılmış,

Türkler ırkçılık yapmış?

Nereden biliyorsunuz adi suçlar kapsamına girecek bir kavga olmadığını.

Bir alacak verecek meselesi,

Bir iş anlaşmazlığı mesela…

Kaldı ki öyle olmadığını Devletin Valisi açıklıyor,

Ama yok, onlar illa pis niyetlerine alet edecekler.

Bir de şu suret-i haktan görünme halleri:

Efendim onlar şöyle misafirpervermiş,

Böyle hayırsevermiş…

Yesinler misafirperverliğini senin.

Adam kızını vermez, çocuk da intihar eder

Bunu da bölücülük için kullanırsınız.

Sanki herkes her istediğinizi vermek zorundaymış gibi.

Kardeş, sizin teröristler Fırat Çakıroğlu’nu İzmir’de Üniversitenin içinde şehit etti.

Necmettin öğretmeni Kazak Türkleri mi öldürdü sizin topraklarda (!)

Feyyaz’la Okan’ı uykularında öldürdükleri yer Kıptiler’in yoğun yaşadığı bir bölge miydi?

Malazgirt, sadece son gelişin ilk zafer meydanı değil bizim zihinlerimizde,  Arslan Binbaşının, karısı ve çocuğu yanında iken üstelik, kahpece şehit edildiği yerdir de.

De bana hiper barışsever (!) Dicle Üniversitesinde Ülkücülerin demokratik haklarını kullanıp gösteri yapma ihtimalleri nedir?

Ağrı’da kaç Türk çocuğu kışkırttığınız öğrenci kılığındaki maşalarınızca darp edildi de okulunu bırakmak zorunda kaldı çocuklar, biliyor musun?

Muğla’dan, Edirne’den, Trabzon’dan, on beşerli, yirmişerli gruplar halinde beş bin tabut gelseydi Ağrı’ya, Diyarbakır’a, Kars’a ne yapardın?

 Yaşları henüz  yirmi olan otuz üç çocuğunu Manisa’da indirip yol kenarında kurşuna dizselerdi Türkler ne düşünürdün?

Ortalığı yıkardın, dünyayı ayağa kaldırırdın,

Çektiğin zılgıtlardan bütün Ortadoğu üç gün uykusuz kalırdı.

Türk ne yaptı peki?

“Vatan sağ olsun” dedi,

“Biz kardeşiz, ayrım yapanlar kalleş” dedi.

Ne tabutu geldi üniversite kampüsünden çocuklarının ne de ülkenin batısında yaşanan çatışmadan cenazesi.

Sayın pek misafiperver ladies and gentlemen, hiç düşündünüz mü insanlar buraya niye korkarak geliyorlar yada açlık pahasına gelmiyorlar diye.

Düşünmedin biliyorum.

Mankurtsun çünkü sen, düşünemezsin

Efendilerin emreder, sen yapar yada söylersin.

                                                           ***

Çok kıymetsiz etnikçi;

Kafanı kumdan çıkar,

Mabadın seni ele veriyor çünkü.

Tehdit dilini kullanma bir de,

Hain dedelerinin gücü yetmediği gibi gücün yetmez senin de.

Olmaz ya velev ki oldu,

Devlet yıkıldı.

Sorun değil birader 52 (yazıyla elli iki) devlet kuran 53’üncüyü (yazıyla elli üçüncüyü) de kurar.

Haaa, o zaman seni alır mıyız yoksa yaşı geçmiş konsomatris gibi ortada mı kalırsın,

Bence sen bunu epey bir vakit düşünmelisin.

Dön en başta yazdığıma:

Olayları irdelerken 1K’da takılma, 5N’yi de gör.

Hakikati işine geldiği gibi eğip bükme,

Herkesin hayrına olanı yap.

Sana kardeş diyeni arkadan hançerleme,

Adam ol, ekmek yediğin kabı kirletme!

Artık hiçbir şey eskisi gibi değil çünkü, siyaset de, Türkiye de.

Tercih senin…

NOT: Hep öyle ya yine de size inat NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE ulan!

Yorumlar (2)
İsmail HAKKI ERASLAN 1 ay önce
Bilip söyleyemediğimiz söyleyip izah edemediğimiz bütün düşüncelerimize tercüman olmuşsun..
O harikulade kalemin ve ismine münhasır zekanla gerçekleri hemde tam gerçekleri ilgililerin gözlerine sokarcasına haykırmışsın...
Atana, Ailene, idealine yakışan tespitlerin tarihi gerçeklerdir
GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM
Allah seni korusun....
Zeki Kılıç 1 ay önce
Herkesin bildiğini seslendirmek nenim yaptığım. Fazlası yok. Takdir edilecek birileri varsa sen ve senşn kuşağındır abi. Çünkü bizim yaptığımız sizin izinizden gitmektir. Saygılarımla abim
19°
açık