ABD'deki FETÖ okullarının altından hangi suçlar çıktı

Dosyanın ayrıntılarında ne var

GÜNDEM 27.08.2020, 18:13
ABD'deki FETÖ okullarının altından hangi suçlar çıktı

Türkiye, ABD’de FETÖ’ye karşı yapılan hamleyi Odatv’den öğrendi.

Odatv, Ohio ve Illinois eyaletlerinde, FETÖ iltisaklı kişi ve kurumlara karşı FBI (Federal Soruşturma Bürosu) ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Bakanlığı) birimlerinin önceki gün itibariyle harekete geçtiğini duyurmuştu. Operasyonun Ankara’nın bir süredir sürdürdüğü hukuki diplomasinin sonucu olduğu konuşuluyordu. ABD güvenlik ve yargı birimlerinin yapmış olduğu operasyonla eşzamanlı olarak, Türkiye Cumhuriyeti adına FETÖ bağlantılı 32 farklı kişi ve kuruma karşı ABD Federal Mahkemeleri’nde dava açılması da dikkat çekmişti.

DOSYALARDA NELER VAR

Odatv, bugün konuya dair yeni bir sayfa açıyor. ABD mahkemelerine Türkiye Cumhuriyeti’nin sunduğu dosyalarda neler olduğunu, FETÖ’nün nelerle suçlandığını açıklıyor.

Şuradan başlayalım…

Türkiye’nin “Illinois Kuzey Bölgesi Doğu Bölümü Bölge Mahkemesi”ne sunduğu dosya şöyle başlıyor:

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1782 sayılı ABD Kanunu’nun 28. Maddesi çerçevesinde yaptığı yeniden başvuru.”

Peki, bu ne ifade ediyor?

Bu kanun ve madde, ABD dışındaki bir davacıya/tarafa Amerikan Mahkemeleri’ne, ABD dışındaki hukuki süreçlerde kullanılmak üzere delil toplanması başvurusu yapma imkanı veriyor. Yabancı ve uluslararası mahkemelere ve bu tür mahkemeler önündeki davacılara yardım ediyor. Kısacası Türkiye, bu davayla FETÖ ile mücadelesini devletlerarası prosedürden ABD iç hukukuna taşımış oluyor.

“KARANLIK BİR AĞ KURDU”

Dilekçede ABD’deki FETÖ okulları, ABD medyasına dayanarak şöyle suçlanıyor:

“Konsept Okulları (Konsept), yetkilileri ve şemsiyesi altındaki 31 sözleşmeli okul yolsuzluk iddiaları ile kuşatıldı. Çeşitli ihbarcılar Concept'in (ve Amerika Birleşik Devletleri'nde benzer şekilde organize edilmiş diğer sözleşmeli okul yönetim şirketlerinin) sürgünde olan ve Pennsylvania Eyaleti'nde ikamet eden Türk din adamı Fethullah Gülen'in uluslararası siyasi faaliyetlerini finanse etmek için çocukların eğitiminde kullanılmak üzere elde edilen kamu, vergi mükellefi fonlarını ayırmak/hortumlamak için kurulduğunu iddia etti.” 

(ABD Sözleşmeli Okulları güçlü Türk İmama Bağlandı (13 Mayıs 2012) haberine bakın. http://www.cbsnews.com/news/uscharter-schools-tied-to-powerful-turkish-imam/ )

Gülen’in ABD’de kurduğu okulların amacını ise şöyle tarif ediliyor:

“Endişelerini kamuoyu ile paylaşan ihbarcılara göre, Bay Gülen’e sadık Türk eski-vatanseverler, milyonlarca doları çocukların eğitiminden yasa dışı bir şekilde uzaklaştırmak/çekip almak ve Bay Gülen’in uluslararası politik hırslarını finanse etmek için Concept’i ve içerisindeki şirketler arasında karanlık bir ağ kurdu. Bu bağlı şirketler, birbirlerine inşaat, sınıf araç gereçleri, mobilya, emlak, internet ve teknoloji hizmetlerini de içeren bir dizi alanda mal ve hizmet sağladı.”

ÖĞRETMENLER MAAŞLARININ BİR BÖLÜMÜNÜ İADE EDİYOR

Peki, FETÖ’cüler bu okullardan ne fayda sağlıyor? Türkiye’nin hazırladığı dosyadaki iddiaları aktaralım:

“Çeşitli dolandırıcılık planlarına/projelerine ek olarak, ihbarcılar Konsept ve içerisindeki şirketlerin komplolarını ilerleterek göçmenlik sistemini suiistimal ettikleri ve bunun ağırlıkla Gülen’in Türk müritleri tarafından büyük sayıda çalışma vizesi ve yeşil kart sponsorluğunda bulunularak yapıldığı alenen iddia etmişlerdir. Bu göç suiistimalinden faydalananlar genellikle Konsept Okulları’nda öğretmen olarak veya bünyesindeki bağlı şirketlerde başka pozisyonlarda işe konuldular. İhbarcılara göre, yabancı uluslardan gelen öğretmenler çocukların eğitimi için gerekli tecrübe ve sertifikalardan yoksundular ancak onların maaşlarının bir kısmını Gülen hareketi ile ilişkili çeşitli organizasyonlara “geri vermek” (Genellikle “Tüzük” olarak adlandırılan bir gereklilik) konusundaki heveslerinden faydalanıldı.”

Türkiye, sunduğu dilekçede, bu suçların neler olduğunu, Türkiye’nin bu konuda bir soruşturma yürüttüğünü şöyle ifade etti:

“Bu komployu ileriye götürerek, ihbarcılar iddia etti ki, Konsept, yetkilileri ve diğer Gülen müritleri/ona sadık olanlar bir sürü federal ve eyalet kanununu, menkul kıymetler dolandırıcılığı, elektronik dolandırıcılığı, kara para aklama ve tedarik dolandırıcılığını yasaklayan kanunlar ile seçim kampanyası finansman yasaları ve hayır kurumlarına ilişkin çeşitli kurallar başta olmak üzere ihlal etmişlerdir. Davacı, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bu yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirlerin, uluslararası kara para aklama ve dolandırıcılık da dahil olmak üzere Türk ceza hukukuna aykırı olarak hukuka aykırı bir şekilde nakledilip aktarılmadığını ve Türkiye'deki bireylere aktarılıp aktarılmadığını belirlemek için kendi sınırları içinde bir soruşturma başlatmıştır.”

FBI VE ADALET BAKANLIĞININ AÇTIĞI SORUŞTURMA

Türkiye’nin mahkemeye sunduğu dosyada belirttiğine göre, ABD makamları da bu eylemlerin farkında:

“Bu iddialar, Amerika Birleşik Devletleri kolluk kuvvetleri tarafından tamamen fark edilmemiş değil. 2014 yılında ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Federal Soruşturma Bürosu (FBI) çeşitli Concept okulları ve ilgili şirketler üzerinde arama emri icra ettiğinde, Concept ile ilgili cezai bir soruşturma yürüttüğünü ortaya koydu.

Söz konusu arama emirlerini desteklemek için sunulan bir beyannameye göre, FBI'ın soruşturmasının odak noktası, Concept'in dolandırıcılıkla uğraştığı iddiaları ve Federal İletişim Komisyonu (FCC) programı olan ve federal fon sağlayarak okul ve kütüphanelerde internet erişimini geliştiren ‘E-Rate’ programının diğer suistimalleriyle ilgiliydi.

Özellikle, FBI, Konsept Okulu yetkililerinin, bu tür sözleşmelerin rekabetçi bir ihale süreciyle verilmesini gerektiren federal kuralları ihlal ederek içeridekiler ve diğer şüpheli Gülen sadıklarına E-Rate finanse edilen sözleşmeler verdiğini tespit etti.”

ABD MEDYASI DA KONUYU İŞLEDİ

Dosyada, konunun ABD medyasında ayrıntılarıyla yer aldığı da belirtildi:

“Çeşitli medya kuruluşları da Concept'in faaliyetlerine ilişkin endişeleri dile getiren ve Concept'in ve bağlı şirketlerin suç faaliyetlerinde bulunduğunu öne süren eylemlerini açıklayan kapsamlı soruşturma raporları yayınladı. Bkz., Ör., Charter Resmi Anlaşmada 100.000 Dolar Kazandı, Chicago Sun-Times (23 Aralık 2013)

Bu raporlama aynı zamanda Concept içerisindeki kişilerin ve okul görevlilerinin ABD siyasi sistemini yasadışı kampanya katkıları ve etkileme kampanyaları yoluyla etkilemeye teşebbüs etmek için bir dizi federal seçim yasasını ihlal ettiğine dair rahatsız edici iddiaları da içeriyor Bkz. Örneğin, Ohio Vergi Mükellefleri Sözleşmeli Okullar Yoluyla Türk Göçmenlere İş Sağlıyor Okullar, Beacon Journal (5 Temmuz 2014)”

“SUÇ FAALİYETLERİNE İLİŞKİN ÖNEMLİ EMARELER ORTAYA KOYDU”

Türkiye’nin sunduğu dosyada “Konsept sürekli olarak bu suçlamaları reddetti ve kamuoyuna okulların yerel yönetimler altında bağımsız şekilde hareket ettiğini açıkladı” diyerek FETÖ okullarının kendisini savunduğunu söylerken, Türkiye’nin soruşturmalarının sonucu şöyle anlatıldı:

“-Başvurucu ihbarcıların iddialarını araştırma/soruşturmak ve Türkiye’ye Concept Okulları ile ilişkili kişi veya şirketler tarafından ABD’deki suç faaliyetleri ile elde edilen fonların olup olmadığını tespit etmek için aşağıda imzası bulunan bir avukat ve eski federal savcılar ve müfettişlerden oluşan bir ekip tuttu. Aşağıda detaylıca açıklandığı üzere, bu soruşturma ihbarcıların iddialarının birçoğunu doğruladı ve suç faaliyetlerine ilişkin önemli emareler ortaya koydu.

-Soruşturma, diğer bulguların yanı sıra, Concept şemsiyesi altında faaliyet gösteren okulların, içeriden kişiler tarafından oluşturulan paravan şirketlere gizlice ve yasa dışı olarak milyonlarca dolarlık sözleşme imzaladığına dair önemli kanıtları ortaya çıkardı.

“MENKUL KIYMET DOLANDIRICILIĞI YAPMIŞ OLABİLECEĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR”

-İnşaat izinleri ve diğer kamu kayıtları, daha önce bir inşaat yaptıklarına ilişkin kayıtları bulunmayan ve muhtemelen müteahhitlik ve mühendislik lisansları dahi bulunmayan içerideki/bağlı kişilere çok sayıda inşaat sözleşmesinin imzalatıldığını göstermektedir.

-Bu inşaat sözleşmelerinden birkaçının içeriden kişilere verilmesi, Concept'in iştiraklerinin menkul kıymet dolandırıcılığı yapmış olabileceğini göstermektedir. Bu sözleşmelerin birçoğu belediye tahvillerinin gelirleriyle finanse edilmiş ve potansiyel yatırımcılara okul tadilatları için ayrılan tahvilin yalnızca sıkı rekabetçi ihale süreçleri yoluyla harcanacağına dair verilen maddi vaatlere aykırı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Şaşırtıcı bir şekilde, bu inşaat sözleşmelerinin çoğunun yararlanıcıları, daha sonra FBI soruşturmasının konusu olan federal "E-Rate" sözleşmelerinde milyonlarca dolar değerinde ihale alan içerideki şirketler ve bireylerdi.

“ÇOCUK BESLENME PROGRAMLARI SÖZLEŞMELERİNİN KÖTÜYE KULLANILDIĞINA DAİR KANITLARI ORTAYA ÇIKARDI”

-Başvurucunun soruşturması ayrıca, federal olarak finanse edilen Çocuk Beslenme Programları sözleşmelerinin kötüye kullanıldığına dair kanıtları ortaya çıkardı. Okulların öğle yemeği tedarikçilerini seçerken sıkı tedarik süreçlerini takip etmelerini gerektiren ABD Tarım Bakanlığı kurallarına rağmen, birkaç Concept okulu, Concept'in Finans Direktörünün kişisel ikametgahı ile aynı adresi kullanan belirsiz bir yemek şirketi için milyonlarca dolar değerinde kazançlı sözleşmeler yaptı.

-Soruşturma, Concept içerisindeki şirketlerden sınıf mobilyaları ve ekipmanlarının satın alınması da dahil olmak üzere, satın alma dolandırıcılığının diğer şüphelerini ortaya çıkardı.

“BU BAĞLAR ASLA KAMUYA AÇIKLANMADI”

-Milyonlarca dolar daha sahte emsalsiz gayrimenkul işlemleriyle boşa gidiyor gibi görünüyor. Konsept tarafından yönetilen birkaç okul, kısa süre önce Concept yetkilileriyle bağlantılı kişiler tarafından kontrol edilen paravan şirketlerden önemli ölçüde yüksek fiyatlarla gayrimenkul satın aldı. Yakın tarihli bir örnekte, bir paravan şirket bir binayı Konsept tarafından yönetilen bir okula 1,25 milyon dolara sattı - bu, paravan şirketin sekiz yıl önce ödediği fiyatın üç katından fazla. Özellikle, paravan şirket binayı okula inanılmaz cömert koşullarda kiralıyordu ve satıştan önceki sekiz yıl boyunca kira ödemelerinde 1 milyon dolardan fazla hasılat elde ediyordu. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu paravan şirket, Concept içerisindeki kişilerle bağlantılı bir kişi tarafından kontrol ediliyordu, ancak bu bağlar asla kamuya açıklanmadı.

“MİLYONLARCA DOLARI ÖĞRENCİLERİN GERÇEK EĞİTİMİNDEN HORTUMLUYOR, OKULLARIN KAMU FONLARINI KULLANMA BİÇİMİNİ KARARTIYOR”

-Bu gayrimenkul işlemleri münferit olaylar değildir. Doğası gereği daha açık olmasına rağmen, Concept tarafından yönetilen okullar, içeriden kişiler tarafından kontrol edilen ve yalnızca Concept tarafından yönetilen okullara mülk kiralamak için yaratılan şirketlere piyasa oranlarının üzerinde kira ödemektedir. Bu kira sözleşmeleri milyonlarca doları öğrencilerin gerçek eğitiminden hortumluyor, okulların kamu fonlarını kullanma biçimini karartıyor ve hayır kurumlarının ticaretine ilişkin federal yasakları muhtemelen ihlal ediyor.

“GÜLEN'İN TÜRK TARAFTARLARINI ABD’YE YENİDEN YERLEŞTİRMEK İÇİN GÖÇ VE VİZE DOLANDIRICILIĞI YAPTIĞI İDDİALARINI DESTEKLEMEKTEDİR”

-Güncel bir raporda, Ohio Eyaleti’nin mali denetçisi, Concept’in idaresi ile ilgili ciddi endişelerini şu şekilde dile getirdi:

“Concept Okullarının egemenliğini sürdürmek ve onlarla ilişkileri reddetmekle birlikte, “New Plan Learning” ve Konsept Yönetimli okullar arasında Kurul üyelerinin düzenli olarak örtüşmesi, New Plan Learning personelinin Concept Okulları ile ilişkilerine ek olarak belgelenmiştir. Toplamda, New Plan Learning'in bu üyeleri, Ohio'daki Konsept tarafından yönetilen on yedi topluluk okulunun on ikisinde yönetim kurulunda görev yaptı; bunlardan dokuzu, çıkar çatışması oluşturacak şekilde New Plan Learning iştirakiyle kira sözleşmesine sahiptir.

-Başvurucunun soruşturması ayrıca, okulların Türk/yabancı uyruklulara yönelik vize ve yeşil kart sponsorluğuna ilişkin uzun süredir devam eden ihbar iddialarına ilişkin güçlü destekler/deliller olduğunu tespit etti. Aşağıda daha ayrıntılı olarak tartışıldığı gibi, ABD Çalışma Bakanlığı kayıtlarının incelenmesi, Concept'in yasadışı komisyonlar oluşturmak ve Gülen'in Türk taraftarlarını Amerika Birleşik Devletleri'ne yeniden yerleştirmek için göç ve vize dolandırıcılığı yaptığı iddialarını desteklemektedir.

-Bu kayıtların analizi, Concept'in öğretim pozisyonları için Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hemen hemen tüm diğer okul bölgelerinden çok daha fazla yabancı uyrukluya sponsor olduğunu göstermektedir. Yalnızca 2017 ve 2020 yılları arasında Concept'e bağlı okullar, H-1B vizeleri için en az 174 kişiye ve daimi ikamet için 94 kişiye (“yeşil kartlar”) sponsor oldu. 2014 Cincinnati Inquirer makalesine göre, Concept'e bağlı okullar 2005-2013 yılları arasında 474'ten fazla kişiye sponsor oldu. James Pilcher, Charter Schools Use Turkish Ties, Visas to Get Teachers, Inquirer (5 Ekim 2014), http://www.cincinnati.com/story/news/2014/10/05/charter-school-turnsturkish- teachers/16791669/.

-Diğer yabancı işçi sponsorlarının aksine, Konsept Okulları işe alımlarında neredeyse hiçbir vatandaşlık çeşitliliği göstermemektedir. Concept'in ve içerisindeki şirketlerin sponsor olduğu yabancı uyrukluların neredeyse tamamı tek bir ülkeden, Türkiye'den geliyor.

“ABD SİYASİ SİSTEMİNİ YASADIŞI KAMPANYA KATKILARIYLA ETKİLEME GİRİŞİMLERİNE İLİŞKİN İHBAR İDDİALARI DA HAKLI GÖRÜNMEKTEDİR”

-Ohio öğretmen maaş kayıtlarının analizi ihbarcıların bu Türk öğretmenlerin Gülen hareketini ilerletmek için maaşlarının bir kısmını geri ödemeleri gerektiği yönündeki iddialarına daha fazla destek veriyor ("Tüzük" gereği). Bu veriler, bu öğretmenlerin çoğunun Ohio Eyaleti’nde öğretmen olarak profesyonel sertifika almak için gerekli yeterliliğe sahip olmamasına rağmen, Türk öğretmenlerin Türk olmayan meslektaşlarına göre önemli ölçüde daha yüksek ücret aldıklarını göstermektedir.

-Türk vatandaşlarına vize için sıklıkla sponsorluk yapan sadece okulların kendileri değil. ABD Çalışma Bakanlığı kayıtları ayrıca Concept'ten ve ilgili kuruluşlardan büyük sözleşmeler alan aynı şirketlerin kendilerinin de yabancı uyruklular için vize ve daimi ikamet için sık sık sponsor olduklarını ortaya koyuyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu şirketlerin yeşil kart için sadece Türk vatandaşlarına sponsor olduğu görülüyor.

-Araştırma ayrıca Concept'in, okulların ve bünyesindeki şirketlerin çeşitli kamu forumlarında önemli bilgileri sık sık yanlış sunduğunu ortaya koymuştur.[1]Ohio Eyaleti'nde yakın zamanda açılan davada, bu okullar “her bağımsız okul kurulunun Konsept Okulları ile ayrı ayrı sözleşme yaptığını iddia etti. " State ex rel., Horizon Science Academy of Lorain, Inc. - Ohio Eğitim Bölümü, Ohio Yüksek Mahkemesi, Dava No. 2020-0749. Ancak, Ohio Eyaleti Denetçisinin belirttiği gibi, aynı kişiler bir kuruluştan diğerine transfer edilir, karıştırılır veya uzun süredir Concept okullarına bağlı olan dış kuruluşlardan içeri aktarılır. Bkz. Örn. 2'de 20.

-Son olarak, Amerika Birleşik Devletleri siyasi sistemini yasadışı kampanya katkılarıyla etkileme girişimlerine ilişkin ihbar iddiaları da haklı görünmektedir. Aşağıda belgelendiği gibi, Konsept sözleşmelerinden yararlanan okul yöneticilerinin ve içerdekilerin çoğu, çeşitli kamu görevlilerine çok sayıda büyük ve şüpheli kampanya katkısında bulunmuştur. Çoğu durumda, katkılar bir bireyin bildirilen maaşının destekleyeceğinden daha fazla görünmektedir ve katkıların çoğu için ideolojik veya bölgesel bir temel belirlemek zordur.”

ESKİ BAKAN VE ÜÇ AVUKAT İMZA ATTI

Türkiye, sunduğu dosyada, FETÖ’nün ABD’deki para ağının yasadışı olduğuna dair delilleri de sundu. ABD makamlarına “soruşturmanın ilerlemesi için” ek bilgi ihtiyacı olduğu anlatıldı. Türkiye’nin sunduğu dosyada NIXON PEABODY LLP avukatlık firmasından eski bakan John R. Sandweg’in de olduğu 3 avukat imzası yer aldı.

Odatv, Türkiye’nin ABD’de FETÖ’ye karşı başlattığı yargı hamlesinin ayrıntılarını anlatmaya devam edecek.

Yorumlar (0)
19°
açık