Erdoğan’dan 15 Temmuz açıklaması: Tedbir almakta zorlanıyorduk

15 Temmuz’un 4. Yıldönümü nedeniyle Meclis’te bir konuşma gerçekleştiren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Örgütün sinsi yapısı sebebiyle tespitlerimizi somutlaştırmakta ve etkili tedbir almakta zorlanıyorduk” dedi.

GÜNDEM 15.07.2020, 14:25
Erdoğan’dan 15 Temmuz açıklaması: Tedbir almakta zorlanıyorduk

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz’un 4. yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına başlamadan önce Meclis’in bombalanan kısmına karanfil bırakan Erdoğan, “Meclis binamıza bomba yağdıran darbeciler ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlardı. 15 Temmuz gecesi tanklarıyla önlerine gelen herkesi ezip geçerek ilerleyen darbeciler yaptıklarının gayet şuurundaydılar” dedi.

Meclis’i bombalayanların TBMM’yi taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerini söyleyen Erdoğan’ın, “Örgütün sinsi yapısı sebebiyle tespitlerimizi somutlaştırmakta ve etkili tedbir almakta zorlanıyorduk” ifadeleri ise dikkat çekti.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. 15 Temmuz'da ülkemize saldıran hainleri TBMM'yi hedef alması rastgele bir tercih değil. Bu Meclis masa başında değil savaş meydanında kurulmuş bir Meclis'tir.

Sadece düşmanla değil ihanetle mücadele ederek zafere yürümüş bir Meclis'tir. bu Meclis Polatlı'dan top sesi gelirken de tepesine bomba yağarken de millete hizmet etmeyi sürdürmüş bir Meclis'tir. Böyle bir Meclis mensubu olmaktan şeref duyuyorum.

Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı olarak bu Meclis'te yemin ederek görev yapmaktan şeref duyuyorum. 15 Temmuz tarihi bir kırılma noktasıdır. 15 Temmuz sıradan bir darbe girişimi değildi. Malazgirt'te ne olmuşsa 15 Temmuz'da o olmuştur. İstanbul'un fethinde ne olmuşsa 15 Temmuz'da o olmuştur. İstiklal savaşında ne olmuşsa 15 Temmuz'da o olmuştur. 15 Temmuz, bu topraklarda yaşadığımız, asırlar boyunca verdiğimiz varlık yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkasıdır.

Her kim 15 Temmuz'u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya, karikatürleştirmeye çalışıyorsa bilin ki amacı, işte bu derin tarihi anlamı gölgelemek, gözlerden kaçırmaktır.

'TÜRKİYE FETÖ'NÜN SİYASETTEKİ MENSUPLARI NEDENİYLE SONU FELÇLE SONUÇLANAN BİR ÜLKE DURUMUNDAYDI'

Eğer güçleri yetseydi, bu Meclisi taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerinden emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı başta olmak üzere, seçilmiş tüm yöneticilerini katletmekten çekinmeyeceklerinden emin olunuz.

Bu tür hadiselerin öncesiyle sonrasını mukayese etmek gerekir. Türkiye 15 Temmuz öncesi FETÖ'cülerin bürokrasideki, medyadaki, STK'lardaki, iş dünyasındaki, siyasetteki mensupları vasıtasıyla yaptığı herhangi bir hamleyi adeta sonu felçle sonuçlanan bir ülke durumundaydı. Çoğu zaman yaşadığımız durumun sebebini özellikle bilmeden çok enerji sarf ediyor az netice elde ederek hedeflerimize doğru yol almaya çalışıyorduk. Bir noktadan sonra ülkemizin karşılaştığı sıkıntıların gerisinde bu örgütün silüetini görmeye başladık. Ama örgütün sinsi yapısı nedeniyle etkili tedbir almakta zorlanıyorduk. Örgütün kendini pervasızca kendini belli ettiği yer 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimidir. Bu tarihten itibaren FETÖ'nün girişimleri artmıştır.

Hep birlikte 'önce Türkiye' dediğimiz sürece, bu Meclis'in çatısı altındaki görüş ayrılıklarının, tartışmaların, müzakerelerin hepsi de makbulümüzdür, hatta zenginlik kaynağımızdır.

'TSK UZUN YILLAR HAREKETE GEÇİREMEDİĞİMİZ OPERASYONLARI YAPMAYA BAŞLADI'

Bazen tek bir kahraman koskoca bir milletin kaderini değiştirir. 15 Temmuz'da ülkemizin dört bir yanında milyonlarca kahraman ortaya çıkmış ve kendileriyle birlikte tüm milletin geleceğine damga vurmuştur.

15 Temmuz'da deşifre olan FETÖ hücrelerinin hızla tasfiyesiyle Türkiye her alanda yepyeni ufuklara kavuşmuş, yepyeni hamleler içine girmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri uzun yıllardır icrası için bir türlü harekete geçiremediğimiz operasyonlarını ardı ardına yapmaya başlamıştır. Bürokrasiden, iş dünyasına kadar her yerde insanlarımız öz güvenle yönlerini geleceğe çevirmişlerdir.

Dünyada kartların yeniden karıştığı kritik bir döneme girmiş bulunuyoruz. Türkiye bu sürecin tam merkezinde yer alıyor. 3 kıtanın kavşağında bulunan bir ülke olarak bu değişim sürecini başarıyla yönetmek durumundayız. Kardeşlerimiz için güçlü durmak zorundayız. Hiç kimsenin bizi büyük ve Türkiye idealimizden vazgeçirmesine müsaade edemeyiz. Hiçbir gücün demokrasimizin ayaklarına yeni prangalar vurmasına göz yumamayız.

Bizlerin de tarihten ders alarak istikbalimizi inşa etmemiz gerekiyor. Özellikle koronavirüs salgın sonrası yeniden şekillenecek olan yeni dünya düzeninde hak ettiğimizi muhakkak almalıyız. Ülkemiz geçmişte önümüze çıkan pek çok fırsatı değerlendirememiştir. Neredeyse her 10 yılda tekrarlanan darbeler ve anti demokratik müdahaleler Türkiye'yi ikinci sınıf demokrasiye, dışa bağımlı bir ekonomiye mahkum etmiştir. Türkiye enerjisini boş tartışmalarla harcarken yarışa benzer şartlarda başladığı birçok devlet kalkınma yolculuğunda ülkemize maalesef fark etmiştir.

Yalan, istismar ve gerilim siyasetini kapımıza asla yaklaştırmadık, yaklaştırmıyoruz ve yaklaştırmayacağız. Milletin gündemini iftira ve yalanlarla zehirleyen edep fukaralarına rağmen vakarımızdan bir an olsun taviz vermedik vermeyeceğiz.

Meclisin çatısı altında görev yapan herkesi büyük ve güçlü Türkiye davamıza destek olmaya davet ediyorum. Gelin şehitlerimizin emanetine hep birlikte sahip çıkalım. Gelin 2023-2071 vizyonumuzu beraber inşa edelim. Gelin Türkiye'yi aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyalım."

Yorumlar (0)
19°
açık