Gizli ziyarette alınan karar, Erdoğan'a geri adım attırdı

FETÖ’nün 2016’da 251 yurttaşı katlettiği darbe girişiminin yıl dönümünde "Gizli ziyarette alınan karar" başlıklı bir köşe yazısı kaleme alan yazarımız Barış Pehlivan, kulislerle konuşulan gizli ziyareti anlattı.

GÜNDEM 15.07.2021, 09:41
Gizli ziyarette alınan karar, Erdoğan'a geri adım attırdı

Meclis tarihinde bir ilk oldu. 

Aradan yıllar geçmesine rağmen; büyük umutlarla başlayan, 15 Temmuz’u ve FETÖ’yü araştıran komisyonun nihai raporu basılmadı.  

Neden korkuldu? Neyin bağlayıcılığı olacaktı o rapor? Ve kapalı kapılar ardında neydi matbaanın kapısına kilit koyduran?  

İşte bu sorulara dair birçok tez ortaya atıldı. 

AKP kulislerinde ise çarpıcı bir iddia vardı. 

Buna göre... 

Cumhurbaşkanı Erdoğan önce komisyon başkanı Reşat Petek’e “raporu basın” onayı verdi. Ancak tam da bu onay sonrasında, hem hukuk profesörleri hem de Meclis’in ilgili uzmanları bazı komisyon üyelerini ziyaret etti. İşte o gizli ziyaretlerde şu uyarılar yapıldı: 

Eğer TBMM, bu 15 Temmuz raporunu resmi olarak basarsa... 

1- AİHM bu raporu delil kabul eder ve darbeye bire bir karışanlar dışındaki FETÖ’cüleri aklar. 

2- FETÖ yargılamaları siyasi ayağa da sıçrar. 

İşte bu uyarılar dikkate alındı ve Erdoğan geri adım attı; nihayetinde TBMM kendisini bombalayan örgütü raporlaştırmadı. 

Halk TV’deki “Açıkça” programında özetlediğim bu kulis bilgisini, Darbe Komisyonu’nun başkanvekili Selçuk Özdağ da canlı yayında doğruladı. 

15 Temmuz’a dair suskun kalan isim

15 Temmuz’un perde arkasına dair çok şey bilenlerden biri kuşkusuz Necip Cem İşçimen. 69 ayrı FETÖ davası açan, Yurtta Sulh Konseyi’ni isim isim deşifre eden, dönemin Ankara Anayasal Düzene Karşı Suçlar Bürosu Başsavcıvekili’ydi. 

2017’de kızağa çekildi. Şimdi suskun. 

Ama Savcı İşçimen, keşke bir gün şu konulara açıklık getirse: 

1- Hulusi Akar ve Hakan Fidan’ın 15 Temmuz’a dair ifadelerini almak istediği için mi görevden alındı? 

2- Ankara’daki hangi çok kritik bürokrata gözaltı yapacakken engellendi? FETÖ kumpasları döneminde Emniyet Genel Müdürü olan o bürokrata operasyon yapmaması için kimler tarafından arandı? 

3- Önemli isimlerle yaptığı güvenlik toplantısında, kimin 15 Temmuz’daki hangi kamera kayıtlarını gördüğünü söyledi? Rehin sanılan o isim o görüntülerde neler yapıyordu? 

4- “Akıncı Üssü’nde kimi bulursak alalım” talimatını o vermesine rağmen, Adil Öksüz neden kendisine değil de başka adliyeye teslim edildi? 

5-Darbe girişiminin ertesi günü, Hulusi Akar’la birlikte Çankaya Köşkü’ne gelen Mehmet Dişli aslında nasıl gözaltına alındı? Dişli’nin Çankaya Köşkü’nde olduğunu dönemin Ankara Başsavcısı Harun Kodalak’a kim ihbar etti? 

6- Teknokent soruşturması kapsamında Hacettepe Üniversitesi’ne ait bazı yerler TÜRGEV’e mi verilmek istendi? Buna direnince başına neler geldi? 

7- İstanbul yargısı PDY (Paralel Devlet Yapılanması) ismini kullanırken, onlar neden FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) demeyi tercih etti? FETÖ teriminin ilk kullanıldığı resmi belge olan 2015’teki TÜBİTAK iddianamesinin yazım sürecinde neler yaşadı? 

 Bu arşiv, Bahçeli’nin hoşuna gitmeyecek

Hani ne demişti filozof: Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz. Haklı değil mi, hem nehir hem sen değişirsin. Belki Erdoğan’ın konuşmalarını görse filozof karar değiştirirdi. 

Neden mi? Cumhurbaşkanı, geçen cuma günü Diyarbakır’a gitti. Bölge halkına el uzattı. En çok da AKP’lilerin “Biji Serok Erdoğan” sloganı tartışıldı. MHP’nin Davutoğlu’na karşı yıllardır dilinden düşürmediği “Serok Ahmet” sloganına gönderme yapılıp “buna ne diyeceksiniz” denildi. 

Ama asıl mesele Erdoğan’ın, “Biz Diyarbakır’da 2005 yılında size ne demişsek dün de oradaydık, bugün de aynı yerdeyiz, yarın da aynı yerde olacağız” ifadelerindeydi. 

Peki, Erdoğan 2005’teki o ziyaretinde ne demişti? Şunu: 

Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur.” 

Lakin, açıp bakıyorum... 

Erdoğan aslında hep bunu söylemiş. 2009’da da 2012’de de 2013’te de... 

Şimdi... 

Buraya kadar her şey konuşuldu. Asıl gizlenmek istenen ise MHP lideri Bahçeli’nin ne dediğiydi. Zira, muhalefetteyken defalarca Erdoğan’ın 2005 Diyarbakır konuşmasını yerden yere vurmuştu. 

MHP’nin sitesini açıyorum. Erdoğan’ın 2005 Diyarbakır çıkışına Bahçeli’nin aynı tarihlerde verdiği tepki halen orada duruyor: 

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin karşısındaki silahlı bölücü terör sorununu etnik bir kimlik talebi olarak görmüş ve buna siyasi ve hukuki statü kazandırılması anlamına gelecek sorumsuz beyanlarıyla bölücü heveslerin iştahını kabartmıştır. Sorunun teşhisinde ve tedavisinde tam bir gaflet içinde olan Başbakan Erdoğan, siyasi çözüm talepleri için zemin hazırlamış, bölücü terörün siyasi kimlik ve meşruiyet kazanma çabalarının önünü açmıştır.” 

Bahçeli yıllar boyu aynı üslubu isim ve yer vererek sürdürdü. Örnek olsun, 2009 yılında şunu söyledi: 

“Başbakan 2005 yılında Diyarbakır ziyaretinde yıllarca var olan bölücü terör olayını Kürt sorununa dönüştürerek, bölücü terörü bu ülkede yaşayan toplumun insanları arasında bir etnik çatışmaya temel olabilecek tarihi bir hatayı işliyor.” 

Örnekler çoğaltılabilir ama sanırım anlaşıldı. 

Kısacası “başkan” kelimesinin Kürtçesi olan “serok” lafı büyük kriz değil. Kriz, Erdoğan’ın geri dönüp 16 yıl önceki konuşmasına yeniden atıf yapmasında. Aynı yerde durduğunu söylemesinde. O günkü pozisyonunu korumasında. 

Zira “Kürt açılımı”nın başlangıç tarihi olarak görülen 2005’teki o konuşma, MHP tarafından da “ihanet” olarak okunuyor. Haliyle Bahçeli’ye asıl sorulması gereken soru şu: 2005 Diyarbakır konuşması hakkında fikriniz değişti mi?

Yorumlar (0)
19°
açık
Namaz Vakti 25 Temmuz 2021
İmsak 03:58
Güneş 05:46
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:35
Yatsı 22:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30