İslamcı değil Müslümanız

Milli Gazete yazarı Siyami Akyel, İslâmcılık hareketinin Batı karşısında mağlubiyet ve eziklikle ortaya çıkışın göstergesi olduğunu yorumladı.

GÜNDEM 17.04.2021, 01:43
İslamcı değil Müslümanız

Milli Gazete yazarı Siyami Akyel "İslamcılık" kavramını irdeledi. Akyel, "İslâmcılık hareketi, İslâm dünyası karşısında hayli mesafe alan Batı’ya karşı, yine Batı tarzı modernleşmeyle ve dinde reformla mücadele edilebileceği anlayışıyla yeni bir zihniyet inşasıdır ki aslında bu da Batı karşısında mağlubiyet ve eziklikle ortaya çıkışın göstergesidir." yorumunda bulundu.

Akyel'in "İslâmcı değil, Müslüman’ız!" başlıklı yazısı şöyle:

"İslâmcılık kavramı, 1873-78 yıllarında Alman asker Franz von Werner ve Alman Yahudi’si Arminius Vambery tarafından ortaya atılmış, Fransız gazeteci Gabriel Charmes marifetiyle yaygınlaştırılmıştır. Tarihçi Kemal H. Karpat, İslâm’ın Siyasallaşması adlı eserinde İslâmcılık kavramının İngiltere ve Rusya’nın özel çabalarıyla büyütülüp yaygınlaştırıldığından bahsetmektedir.
İslâmcılık kavramının ortaya çıkışı, yüzyıllardır İslâm dünyasının hâkimi ve koruyucusu rolünü üstlenen Osmanlı Devleti’nin Batı karşısında içine düştüğü buhranla doğru orantılıdır. İslâmcılık düşüncesinin ortaya çıktığı zemin, Avrupa’nın hammadde ihtiyacını sömürgecilik vasıtasıyla karşıladığı ve sanayileşmeyle birlikte geliştiği, buna karşın İslâm dünyasının özellikle bu dünyanın lokomotifi Osmanlı Devleti’nin zayıfladığı bir döneme rastlar. Bu dönemde devlet yönetiminden toplum katmanlarına varıncaya kadar, Avrupa karşısında mağlubiyet psikolojisinin hâkim olduğu görülür."

 

Osmanlı Devleti’nin ve etkisi altındaki İslâm dünyasının Batı karşısında geri kalması, askeri alanda yapılan ıslahatlarla bunun aşılamaması; bu girdaptan kurtulmak isteyen İslâm dünyası ve özellikle hâkim güç Osmanlı’da Avrupa karşısında yeni arayışın ve tepkinin sonucu Batı modernleşmesine karşı alternatif arayışları başlatmıştı. İşte İslâmcılık fikri böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır.

İslâmcılığın ortaya çıktığı 19’uncu yüzyılda Avrupa, tarih sahnesinde etkin ve belirleyici bir role sahipti. 18’inci yüzyılda başlayan Aydınlanma Hareketleri, bilim, teknik ve ekonomik alanda elde edilen güçle birlikte emperyal yayılma sürecine girmiş ve İslam dünyasıyla birlikte tüm dünyayı etkileyen bir hâl almıştı.

İslâmcılık hareketi, İslâm dünyası karşısında hayli mesafe alan Batı’ya karşı, yine Batı tarzı modernleşmeyle ve dinde reformla mücadele edilebileceği anlayışıyla yeni bir zihniyet inşasıdır ki aslında bu da Batı karşısında mağlubiyet ve eziklikle ortaya çıkışın göstergesidir.

Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü buhrandan kurtarmak niyetiyle ortaya çıkan İslâmcılık hareketi, bir taraftan Batı’ya karşı mücadele etme gerektiğini düşünmektedir ancak bu mücadelede geleneksel İslâmî anlayış değil, bir nevi İslâmî rönesansla bu girdabın aşılacağı inancıyla hareket etmektedir. Bu dönemde, İslâmcılık hareketi fikriyle ortaya çıkan anlayış, aslında Batı karşısında İslâm dünyasının geri kalmasının en büyük nedeni olarak “geleneksel İslâmî” anlayışı görmekte, cehalet ve hurafelerin İslâm dünyasını bu hale düşürdüğüne inanmakta, dinde tecdid ve içtihat metoduyla buna çare aramaktadır.

İslâmcılık, İslâm’ın temel dinamiklerinin akılcı bir metotla yeniden yorumlamak ve hayata hâkim kılmak fikriyle ortaya çıkmıştır. İslâmcıların, Batı sömürüsüne başkaldırırken, bir taraftan zalim yöneticilerin zulmünden kurtulmaya, diğer yandan hurafeler ve taklitten kurtulmaya çalışıldığını ve bu yüzden dinde reformist yönü ağır basan bir siyasi harekete dönüştüğünün altını çizmek gerekir. Bu da, İslâmcılık düşüncesinin klasik Ehl-i Sünnet İslâmlığından ziyade Cemaleddin Afgani’nin başını çektiği dinde reformist ve yenilikçi anlayışın etkisinde kaldığının ilanıdır.

İslâmcılık içinde bulunan Ehl-i Sünnet damarın en azından kişiler bazında var olduğunu inkâr edemeyiz. Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz bu damarın, Anti Reformist İslâmcılık olduğunu görmekteyiz. Bu tanımlama tamamen bize aittir. Şerif Mardin’in işaret ettiği İmam-ı Rabbani ile başlayan “Müceddidiyye veya Ahmediye Hareketi”ni ve hareketi devam ettiren Abdullah ed-Dıhlevi ile onun talebesi Mevlana Halid-i Bağdadi ve “Halidiyye Hareketi”, Türkiye’de Cumhuriyet döneminde etkisini siyasette iyice göreceğimiz Nakşibendîlik, İmam-ı Rabbani ve Mevlana Halid-i Bağdadî ekolünden beslenerek Milli Görüş Hareketi’ni oluşturmuştur. Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan Hoca’nın Nakşibendîlikle bağı dolayısıyla tam anlamıyla tasavvufi ve Ehl-i Sünnet yönü kuvvetli bir harekete dönüşmüştür.

Ancak unutulmamalıdır ki, bu hareket fertlerin gayretleriyle Osmanlı’nın son döneminde gelişmeye başlamış, Milli Görüş liderinin gayretleriyle tekâmüle ermiştir, yani ilk dönem ürünü değildir. Bu bakımdan İslâmcılık kavramına bakarken temelde Batıcı, ilerlemeci, seküler arayışın, Müslüman entelektüeller arasından kökleşmesinden, Batı’da Protestanlık’ta yapılan reform ve ıslahatın İslâm dininde de yapılmasını öngören görüş ve tezlerin varlığından, bu hareketin erken dönem Osmanlı Devleti’nin elinden çıkan Uzakdoğu (Pakistan, Afganistan) ile etki alanının azaldığı Ortadoğu’da (Mısır, Suriye vb.) yerlerde kotarıldığını unutmamak gerekir.

Netice itibariyle İslâmcılık, buhranlı bir dönemin ürünüdür. Batı karşısında mağlubiyet psikolojisinin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Batı’ya karşı İslâm âleminin birliği amacıyla ortaya çıkmış olsa da Batıcı, seküler bir arayışın ürünüdür. İslâm dininde reform arzusuyla ortaya çıktığı için de temel değerlerden uzaktır.

Bu bakımdan bir insanın kendisini ifade ederken Batılıların tanımlamasıyla İslâmcı tabiri yerine Allah-u Teâlâ’nın ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bizi tanımlayış şekli olan “Müslüman ve mümin” tabirlerini kullanması yerindedir. Gerek Kur’an-ı Kerim’de (Hac, 78; Al-i İmran, 67 vb.) gerekse hadis-i şeriflerde bize verilen ad “Müslüman”dır.

İslâmcı değil, Müslüman’ız!

Yorumlar (0)
19°
açık
Namaz Vakti 13 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:09
İkindi 17:09
Akşam 20:44
Yatsı 22:35
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30