Nurculardan AKP’ye uyarı

Nurcuların yayın organı Yeni Asya gazetesi yazarı Ahmet Battal, seçim anketine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

GÜNDEM 01.09.2020, 16:26
Nurculardan AKP’ye uyarı

Nurcuların yayın organı Yeni Asya gazetesi yazarı Ahmet Battal, seçim anketine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Ahmet Battal, “Ben seçmene seçmen demem” başlıklı yazısında, Ahmet Davutoğlu’nun ve Ali Babacan’ın kurduğu partilere dikkat çekti.

“Güreşte rakip hafifse hafife alırsınız. Ama siyaset güreşe benzemez. Hafife alınan rakiplerin tepeden bakanları kündeye getirdiği çok görülmüştür” diyen Battal şöyle devam etti:  

“Ciddiye alınmayan seçmen bundan haberdar olur ve hele buna içerlerse tepkisi sert olabilir.

AKP’nin çok zamandır seçmene tepeden baktığını biliyoruz. Hatta Erdoğan’ın partisinin genel başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmalarda zaman zaman parti örgütünü bu hususta haşladığını da okuyor veya duyuyoruz.”

“HAFİFE ALINAN RAKİPLERİN TEPEDEN BAKANLARI KÜNDEYE GETİRDİĞİ ÇOK GÖRÜLMÜŞTÜR”

İşte o yazı…

Avrasya Araştırma Şirketi yeni seçim anketi sonuçlarını açıklamış.

Tahminlerine göre AKP’nin oyu % 36, MHP’nin oyu % 7. Konumuz olmadığı için diğerlerini geçelim, DEVA Partisi % 2,7, Gelecek Partisi % 2,6 oy oranında çıkmış.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal bir TV kanalında soruları cevaplarken Ahmet Davutoğlu’nun ve Ali Babacan’ın kurduğu partilere AKP seçmeninden oy gidip gitmediği hususunda şunları söylemiş:

“… (yaptırdığımız anketlere baktığımızda) şu ana kadar bizden herhangi bir şekilde oy gitmiş değil. Zaten oy diyebileceğimiz bir oy oranları da söz konusu değil.”

Tahmin bizim işimiz değil. Tahminleri yorumlamak da bizim işimiz değil.

Yeni kurulan ve henüz teşkilâtlanmasının başında olan iki partinin toplam % 5’ten fazla oy alacağı tahmini elbette birilerine mezarlıkta türkü söylettirir.

Biz “mezarlıktan geçerken türkü söyleyen cesurlar”ı izlemekle yetiniriz.

Bir de biz konuşmanın “oy diyebileceğimiz oy oranları” kısmına takıldık. Burasıyla ilgiliyiz.

“Çekinmemizi gerektiren bir oran değil” deseydi mesele yoktu. “Cesaret gösterisi” derdik.

“Korkmamızı gerektiren bir güçleri yok” deseydi yine “galiba cesurmuş” der geçerdik.

“Oy diyebileceğimiz oy” ya da “oy oranı diyebileceğimiz oy oranı” kısmı bir hafife alma hissi veriyor. Ve üstelik bu üslûpta, hafife alınan, rakip değil o rakibe oy veren seçmen. Ve dünya âlem biliyor ki Davutoğlu ve Babacan AKP seçmeninden oy alacak.

Güreşte rakip hafifse hafife alırsınız. Ama siyaset güreşe benzemez.

Hafife alınan rakiplerin tepeden bakanları kündeye getirdiği çok görülmüştür.

Ciddiye alınmayan seçmen bundan haberdar olur ve hele buna içerlerse tepkisi sert olabilir.

AKP’nin çok zamandır seçmene tepeden baktığını biliyoruz. Hatta Erdoğan’ın partisinin genel başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmalarda zaman zaman parti örgütünü bu hususta haşladığını da okuyor veya duyuyoruz.

Bu zılgıtlar bir korkudan kaynaklanıyor. Bu da belli.

Ama “sırça saray partisi” imajı AKP’yi bitiriyor.

Esasen bu görüntü bizce sadece bir boya ya da imaj değil bir gerçeğe de dayanıyor.

O gerçeğe “devlete dayanmak” ya da “devlet partisi” olmak deniyor.

Devleti dönüştürmek için gelen ve Devlet (iki manada Devlet!) tarafından dönüştürülen bir parti olmak elbette korkutucu.

Da… ecele faydası var mı?

Yorumlar (0)
19°
açık