Soylu’nun ‘es geçtiği’ belge ortaya çıktı: Peker’in koruma talebi, Ocak 2015’te oy birliği ile reddedilmiş!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, suç örgütü lideri Sedat Peker’e 2015 yılında koruma verildiğini söylemesi ardından yeni bir belge ortaya çıktı. Buna göre Peker’in koruma talebi, Ocak 2015’te önce oy birliği ile reddedilmiş. O ‘ret’ kararının nasıl ‘evet’e dönüştüğü soru işareti taşıyor.

GÜNDEM 04.06.2021, 15:36
Soylu’nun ‘es geçtiği’ belge ortaya çıktı: Peker’in koruma talebi, Ocak 2015’te oy birliği ile reddedilmiş!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, suç örgütü lideri Sedat Peker hakkında verilen koruma kararı hakkındaki açıklamalarında değinmeyi ‘es geçtiği’ belge ortaya çıktı. Buna göre, Peker’in koruma talebi Ocak 2015’te önce oy birliği ile reddedilmiş. Ancak daha sonra bu karar, koruma verilmesi yönünde başka bir kararla rafa kalkmış.

T24 yazarı Tolga Şardan, “İşte Soylu'nun 'es geçtiği' belge; İstanbul Koruma Komisyonu Ocak 2015'te Sedat Peker'e koruma verilmesini oy birliği ile reddetmiş!” başlıklı yazısında Sedat Peker hakkında verilen koruma talebi ret kararını yazdı.

İçişleri Süleyman Soylu 25 Mayıs akşamı Habertürk TV'de katıldığı programdaki açıklamaların bir bölümünde, organize suç örgütü liderine verilen resmi polis koruması hakkında bilgiler aktarmıştı.

Canlı yayına Ankara'dan özel olarak İstanbul'a gelen Emniyet Genel Müdür yardımcıları ile bazı daire başkanlarından oluşan kadro ile katılan Soylu, kendisiyle ilgili hakaret içeren açıklamalar yapan organize suç örgütü liderine verilen korumayı kaldırdığını açıklamıştı.

Soylu'nun açıklamasından birkaç gün sonra Anadolu Ajansı, İçişleri Bakanı'nın sözlerini esas alan özel haberini abonelerine servis etti. Ajans, haberinde suç örgütü liderine yakın koruma verilmesinde FETÖ izi bulunduğunu öne sürdü.

Zaten Soylu da açıklamalarında aynı iddiayı gündeme getirip koruma verilmesinde sorumlulukları bulunduğunu belirttiği dönemin İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Vali Selami Altınok ve Terörle Mücadele Şubesi'nden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan'ın adını verdi.

Açıklama ve verdiği isimlerle Soylu, söz konusu üç kamu görevlisini dolaylı olarak FETÖ'cü olduğu mesajını vermiş oldu.

Soylu'nun itham ettiği isimlerin konumu

İsmi verilenlerden Şahin, halen Ankara Valisi. Altınok, AKP'den milletvekili olarak Meclis'te. Çalışkan ise, İstanbul Emniyet Müdürü olarak Soylu ile yaşadığı bürokratik sorunlar nedeniyle görevinden alınarak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak görevlendirildi. Yani, Soylu'nun hiç hazzetmediği Çalışkan, her an İçişleri Bakanı'nın gözünün önünde!

Ve ayrıca, her üç bürokrat da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güvendiği isimler.

Sonrasında ise Soylu'nun açıklamalarına ilk tepkiyi aynı partinin çatısı altında siyaset yapan Altınok verdi. Altınok'un sert açıklamasıyla ajans haberini servisten çekti. Düzeltip tekrar yanına verdi.

Ama "Altınok yaydan çıkmıştı" bir kere.

Suç örgütü liderinin video kayıtlarında çok ağır hakaretler ettiği Soylu, Habertürk TV'deki programda koruma verilmesiyle ilgili idari inceleme başlattığını duyurdu. Soylu, bu amaçla hem bakanlıktan, hem de emniyetten müfettiş görevlendirdiğini söyledi.

Şimdi müfettişler Soylu'nun kamuoyuna açıkladığı belgeler üzerinden inceleme yapacak. Sorun var mı tespit edecekler. Gerekirse süreçte görev alanların bilgisine başvuracaklar.

Belki, bilgisine başvurulacak kamu görevlilerin ifadeleriyle olay başka bir boyut kazanacak. Hep birlikte göreceğiz kısa zaman sonra.

Süreçte olmayan polis müdürleri

Soylu'nun açıklamalarından sonra isimlerini verdiği dönemin Kadıköy İlçe Emniyet Müdürü Nurettin Demir ile İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Özgür Taşdemir'in süreçle ilgisinin olmadığı anlaşıldı!

Bakan'ın "FETÖ'yle bağlantılı" dediği Demir'in, organize suç örgütü liderine koruma verildiği dönemde çoktan görevden alınıp ihraç edildiği, Taşdemir'in ise henüz emniyet amiri rütbesiyle Terörle Mücadele Şubesi'nde olduğu ortaya çıktı!

Yani Soylu isimleri ve süreci karıştırmıştı. Kaldı ki, "Koruma kararını kaldırdım" dediği suç örgütü liderinin koruma kararının uzatılmasında ve yurt dışına çıkarken yanında götürdüğü polisin yurt dışı görev onayında kendisinin imzası ve onayı mevcuttu!

Koruma talebine verilen olumsuz yanıtın belgesi

Büyüteç'te bu olaya yeni boyut kazandıracak önemli bir belgedeki bilgileri okurların ilgisine sunuyorum.

Ne demişti İçişleri Bakanı?

"Sedat Peker'e 2015'te resmi koruma kararı verildi."

Şimdi elimdeki belgeye bakıyorum, belge, bir komisyon kararına ait tutanak.

Komisyonun adı İstanbul Valiliği İl Koruma Komisyonu.

Görevi ise, dilekçe ile valiliğe başvuran kişiler hakkında koruma kararı alınıp alınmaması konusunda ilk derece kararları almak.

Oy birliği ile ret

Komisyonun karar tarihi Ocak 2015.

Yani Bakan Soylu'nun "2015'te koruma kararı verildi" dediği ve suç örgütü liderine koruma verilmesinden önce.

Komisyon bir başkan ve sekiz üyeden oluşuyor. Komisyon başkanı dönemin İstanbul Vali Yardımcısı. Üyeler ise, İstanbul Garnizon Komutanlığı, MİT İstanbul Bölge Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul Merkez Komutanlığı'ndan üst düzey kamu görevlileri. Asker ve sivil görevlilerin tamamı bağlı oldukları kurumların terörle mücadele ve istihbarat birimlerinde görevli.

Komisyonun hakkında karar aldığı isim malum, halen yurt dışından video yayınlar yapan suç örgütü lideri Sedat Peker.

Şimdi belgedeki yazıyı olduğu gibi buraya alıntılıyorum:

"Yukarıda adı, soyadı ve unvanı (Sedat Peker / Vatandaş) yazılı kişinin, 'Koruma altına alınmasına gerek olmadığına' Koruma Hizmetleri Yönetmeliği'nin (10, 11, 15, 16, 17, 18, 19.) maddeleri uyarınca oy birliğiyle karar verilmiştir."

Bu cümlenin anlamı şu oluyor: Devlet, Peker'in koruma talebi başvurusunu uygun görmedi!

Ancak bu karara rağmen organize suç örgütü liderine Mart 2015'te bir polis koruma amacıyla tahsis edildi.

Hayır'lar evet'e nasıl dönüşür?

Gelelim, madalyonun öteki yüzüne.

Hemen herkesin bildiği gibi; bu topraklarda, devletin yani bürokrasinin "hayır" dediğinin oldurulması için devreye "siyaset" girer. Bir şekilde hayır ya da olumsuz verilen görüş siyasetin devreye girmesiyle bir anda evet veya olumlu'ya dönüverir.

Bu uygulamayı en iyi bilenlerden birisi İçişleri Bakanı'nın kendisidir. Kendisine bağlı bürokratların "hayır" demelerine karşın bakan koltuğunda siyasetten destek alan Soylu'nun, bu "hayırları nasıl evete döndürdüğünün örneklerini" zamanla Büyüteç'te okumak kaçınılmaz olacak.

Suç örgütü liderine koruma polisi tahsis edilmesi olayının arkasında da siyasetin gölgesi düşmüş olmasın sakın!

Siyasetin Soylu'yu da aşan kısmından bu yönde bürokrasiye giden talimat sonrasında suç örgütü liderine koruma polisi tahsis edilmiş olabilir mi?

Soylu'nun onayı ile koruma tahsisi yapılması konusunu inceleyen müfettişlerin elde edeceği bilgilerin İçişleri Bakanlığı'nın konumunu aşabilecek boyuta gelmesini Soylu ön görecektir sanırım.

Küçük bir tavsiye…

Bu arada İçişleri Bakanı Soylu'ya küçük bir tavsiyem olsun.

Büyüteç'te kendisi hakkında yayımlanan her yazıdan sonra, bu satırların yazarının telefonlarına baktırması, HTS'lerini inceletmesi uygulamasından vazgeçmesini öneririm.

Eğer bu inceleme sonuçları bilgisi dışında kendisine getiriliyorsa da, getirenlere getirmemelerini tembihlesin.

Zira FETÖ'nün etkin olduğu dönemde yine benzer biçimde bu satırların yazarının telefonlarını yasadışı olarak dinleyen FETÖ'cü polisler, Ankara'daki telekulak davasının duruşmalarında müşteki olmamla birlikte kendilerine talimat verenleri hemen ifşa ettiler.

FETÖ'cü polisler talimatın bizzat dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar tarafından verildiğini itiraf ettiler. Bu itiraf sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Suçlarla Mücadele Bürosu'nca Kılıçlar hakkında adli soruşturma başlatıldı. Halen soruşturma devam ediyor!

Dolayısıyla gün gelir bu satırların yazarına yönelik yapılacak yasa dışı işlemlerin son adresi yine Ankara Adliyesi olur.

Yorumlar (0)
19°
açık
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:46
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30