Süleyman DEMİREL nasıl bir siyasetçiydi?

Tuncer GÜNAY yazdı..

GÜNDEM 02.06.2021, 21:17
Süleyman DEMİREL nasıl bir siyasetçiydi?

Yazıma başlamadan evvel, beni CİMER’e, savcılara ispiyonlamaya niyetlenecek olanlara baştan söyleyeyim; bu yazıda Rahmetli Süleyman Demirel’i hiçbir siyasetçi ya da devlet büyüğümüz ile mukayese etmiyorum. Sadece Demirel’i anlatıyorum. Vereceğim objektif bilgilere bakarak, aslında onu başkalarıyla mukayese ettiğimi, bu suretle başkalarına hakaret ettiğimi düşünenler buna hiç niyetlenmesinler. Benim böyle bir hevesim ve niyetim yoktur. Burada sadece Süleyman Demirel’in nasıl bir siyasetçi ve devlet adamı olduğunu anlatıyorum. Verdiğim bilgiler üzerinden, onu kim kiminle kıyaslarsa kıyaslasın, beni alakadar etmez. Bu onların meselesidir.

Eski Cumhurbaşkanımız Rahmetli Süleyman Demirel dünyanın en sabırlı, en nazik ve en donanımlı siyasetçilerinden birisiydi.

Rakiplerine veya muhalefete karşı, her zaman sabırlı, saygılı ve olağanüstü tahammüllüydü. Rakiplerine, muhaliflere, kendisinden olmayanlara karşı asla şahsî ya da siyasî nedenlerle kin tutmaz, devlet imkânlarını, polis ve yargıyı intikamcı heves ve niyetlerle kullanmazdı, bunları muhalefetin, rakiplerinin üstüne sürmezdi.

Hakkında menfi, eleştirel karikatür yapılabilen, fıkralar uydurulan son derece hoşgörülü bir siyaset ve devlet adamıydı.

Aleyhinde olumsuz karikatür yapan, yazı yazan, fıkra uyduran tek bir tane bile muhalif gazeteci veya yazarı mahkemeye vermedi, onları tehdit ederek korkutmadı, savcılara hedef göstermedi, üzerlerine avukatları, savcıları, polisleri salmadı ve hayatlarını karartmadı.

Ağırbaşlı ve olgun bir devlet adamına yakışan bir şekilde davranarak, öfkesini her zaman kontrol eder, asla kontrolden çıkarak, ağzından tükürükler saça saça bağırarak, hakaretler ederek etrafını yıkıp dökmezdi.  Şah ve alın damarları öfkeden kabarmaz, yüzü kararmazdı.

Uluslararası diplomaside muhataplarıyla anlaşacak kadar iyi derecede yabancı dil ve diplomasi bilirdi. Yıllar önce dünyanın en prestijli ve başarılı teknik üniversitelerinden biri olan İTÜ’den üstün başarıyla, kapı gibi sağlam bir diploma alarak mezun olmuştu. Sadece o değil, onunla aynı dönemde mezun olan diğer sınıf arkadaşları da çok değerli siyasetçiler, bilim insanları ve teknokratlar olarak saygınlık kazandılar. Bilgiliydi, donanımlıydı, hazırlıklıydı. Bilmediği, emin olmadığı araştırma yapmadığı ve iyi hazırlanmadığı konularda asla konuşmaz, ahkâm kesmez, yorum yapmaz, tek başına karar vermez, aldığı kararları ve fikirlerini, toplumsal muhalefete rağmen asla zorla dayatarak, oldu-bittiye getirerek kabul ettirmeye, toplumla inatlaşmaya çalışmazdı.  Donanımlı ve hazırlıklı olduğundan konuşurken hiç prompterden okumaz, ne konuşacaksa, herkesin gözüne bakarak, hiç çelişkiye ve demagojiye düşmeden, tane tane, sesini asla yükseltmeden, rahatlıkla konuşurdu. Bilhassa bilmediği tarih ve diplomasi konularında asla fikir öne sürmez, kesin hüküm vermez, hamle yapmaz, bunun için akademisyenlerden, âlimlerden, işin mütehassıslarından ve tecrübeli bilgelerden bilgi ve destek aldıktan sonra konuşur veya karar alırdı.

Eleştirilerinde, parti grup toplantılarında ve miting meydanlarında hakaret, aşağılama, nefret ve kin içeren, ayrıştırıcı, ayrımcı ve kutuplaştırıcı çok sert ve keskin ifadeler kullanmaz,  vatandaşların bir kısmını itikatlarına, mezheplerine veya hayat tarzlarına göre ayırmaz, rencide etmez,  hedef göstermez, tehdit ve öfke dolu ses tonuyla bağıra bağıra konuşmazdı.

Rakiplerine, muhaliflerine diz çöktürmek, onları saf dışı etmek ve ezip geçmek için yargıdaki siyasallaşmış  savcı ve hâkimleri, yandaş medyadaki tetikçileri, trolleri kullanmak suretiyle asla edep, kural, hukuk, insanlık ve centilmenlik dışı yollara başvurmaz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Atatürk’ün silah ve yol arkadaşlarına veya  rakiplerine basın yoluyla yapılan iftiralara, hakaretlere asla izin vermezdi. 

Anayasal yetki ve görev sınırlarını katiyen aşmaz, çift başlılığa yol açmaz, Anayasa ve yargı kararlarını yok saymaz, siyaseti bu suretle kaosa, kargaşaya ve bunalıma sokmazdı. Kaybetmeyi de yenilmeyi de kabullenir, kaybettiğinde asla nezaketini, terbiyesini bozmaz, seçim sonuçlarını edebiyle kabul eder ve toplumu ve siyaseti hiç germeden görevini, seçimi kazanan rakiplerine bırakırdı.

Gazetecilerin sorularını her zaman saygıyla dinlerdi, İşine gelmeyen sorular sorulduğunda, onları asla azarlamaz,  tehditkâr sözlerle ve ses tonuyla karşılamaz,  işine gelmeyen ya da cevaplamak istemediği soruları esprili, düşündürücü bazen komik cevaplarla atlatırdı. Fikirlerine, haberlerine kızdığı gazeteciler ve yazarları işten attırmak için patronlarına telefon açmaz ya da onlara gözdağı vermezdi. Siyasal hayatı boyunca böyle bir şeyi asla yapmamıştır.

Sanatın her türlüsüne ve tüm sanatçılara saygı duyar, onların eserlerini horlamaz, onları rencide edici sözlerle hakir görmezdi. Muhalif bile olsalar, onların sergi açılışlarına, galalarına, oyunlarına, davetlerine, jübilelerine seve seve, onur duyarak icabet ederdi. Onları yandaş ya da muhalif olduklarına bakmadan Devlet Sanatçısı nişanıyla onurlandırırdı. Baleyi, operayı, Pop müziği, özel tiyatroları bizden değil diye asla dışlamaz, ödeneklerini kesmez, işlerine de karışmazdı.

Gülmeyi de güldürmeyi de çok iyi biliyordu. Anlatılan fıkraları beynine not ederdi. Fıkra anlatanları da çok severdi. Her duruma uygun pek çok fıkra bilir, bilmiyorsa aratır buldurur, bunları yeri geldiğinde anlatır ve etrafını gülmekten yerlere yatırırdı.

Borsalino marka meşhur siyah fötr şapkası vardı. O şapka onun BABA imajını güçlendirir ve ona pek çok yakışırdı. Pek çok hatırlı dostuna bu şapkadan alıp hediye de etmiştir.

Köyden geldiğini, köy kökenli olduğunu iyi bilir, bu nedenle köylüleri, tarım kesimini çok ama çok sever ve sayardı. Onlar gibi düşünmeyi, onların dertlerini ve sıkıntılarını, onlar gibi konuşmayı bilir ve severdi.

Güniz Sokak’taki evinin kapısı her zaman vatandaşlara açıktı. İsteyen herkes istediği zaman onunla rahatça görüşebilirdi. Ona ulaşmak asla zor ve dolambaçlı değildi.

Yardım severdi. Vefalıydı. Dostlarını, yol arkadaşlarını çok sever ve korurdu. Düğünlerinde, cenazelerinde imkân ve zamanı oldukça yanlarında olmuştur.

Konuşmalarına asla bu ülkedeki insanların etnik köken adlarını sayarak başlamazdı. O bu ülkenin tüm insanlarını, çatı ismiyle vurgular, tek millet olarak görürdü. O milletin çatı adını  seve seve ve gurur duyarak söyler, sadece “Türk” derdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna ve önderine, riyakârca Gazi Mustafa Kemal değil, göğsünü gere gere, hayranlıkla Gazi Mustafa Kemal Atatürk derdi. Hiçbir millî bayramı ve kutlamaları kaçırmazdı. Hasta olduğu zamanlarda bile katılmaya çalışırdı.

Seçimlerden önce halkın iradesini etkilemek için düzmece, ayarlanmış anketler yaptırtmaz, seçim kazanmak için devlet ve belediye imkânlarını sınırsız ve hoyrat bir savurganlıkla kullanmayı asla düşünmezdi.    

Halkın içinde katiyen yüzlerce, binlerce polis ve koruma ordusuyla dolaşmazdı. Gittiği yerlerde muazzam koruma önlemleri aldırarak hayatı saatlerce durdurmaz, trafiği kilitlemez,  vatandaşı huzursuz, perişan ve tedirgin etmezdi. Cuma ve bayram namazlarına mümkün mertebe, en az koruma ve araçla giderdi. En fazla üç araçla, en fazla 6-7 koruma ile giderdi.

Bir daha asla yerine yenileri konamayacak olan son derece değerli devlet fabrikalarını,  limanları, işletmeleri, sahilleri, ormanları, millî parkları, işletmelerin ve fabrikaların  arsalarını, lojmanlarını ve binalarını ölü eşek fiyatına satıp elden çıkarmaz,  bunları kapalı kapılar ardında, adrese teslim  özelleştirmeler yaparak eşe dosta, yandaşlarına ve menfaat  kolonilerine yağmalatıp peşkeş çektirmezdi. Halkın direndiği, muhalif olduğu çevresel meselelerde çok dikkatli ve hassas davranır, vatandaşla, köylüyle, gençlerle inatlaşarak, onları sindirmek için devletin gücünü kullanarak planlarını, projelerini uygulaya çalışmazdı.

Komşu ülkelerin istikrarlı ve huzurlu olmasının kendimiz için de gerekli ve yararlı olduğuna inanırdı. Bu nedenle o ülkelerin içişlerini ve istikrarlarını, kamu düzenlerini ve halklarını mahvedecek olan dinci  ideolojik siyasal maceralara ve oyunlara hiç niyet ve tevessül etmez, devlete başkaldıran asi muhalif gruplara gizli ve gayr-i meşru yollardan silah ve savaşçı göndermezdi.

Dış siyaset dünyasında barış, huzur ve denge adamıydı.  Bu nedenle bölgemizde ihtilaf halinde olan ve çatışan pek çok ülke ve grup arasında güvenilir bir hakem ve arabulucu olarak görev almıştı. Tüm sınır komşularıyla dengeli ve güvenli ilişkiler kurmuş ve yerleştirmişti. Onların iç yaralarını, mezhepsel çelişkilerini ve huzursuzluklarını kurcalamaz ve eşelemezdi. Bundan vatanın fayda göreceğine inanmazdı.

Polis de, asker de memur da köylü de işçi de onu çok severdi.

Kendisini gırgıra alan, hicveden komedi tiyatro oyunlarına bile seve seve gider,  oyunu seyrettikten sonra, salondan ayrılırken,  kendisini alaya alan, hicveden, eleştiren oyuncuları tebrik ederdi. Onlar hakkında hakaret davaları açtırarak, onların hayatını mahvederek, ödeneklerini kestirerek, işletmelerini çalışamaz hale getirip kapattırarak,  televizyon kanallarına, belediye ve şehir salonlarına çıkmalarına mani olarak intikam almayı ve çökertmeyi  asla düşünmezdi.

Bilge, olgun, hoşgörülü, sabırlı, terbiyeli, nazik, anlayışlı,  affedici, mert, cömert ve sevgi dolu bir siyasetçiydi.

Bu halk onu çok sevdi, ona çok saygı duydu. Bu yüzden de ona hak ettiği sıfatı armağan ederek ona “Baba” dedi…

Yorumlar (0)
19°
açık
Namaz Vakti 19 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:25
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:46
Yatsı 22:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30