Tereddî

Karar Gazetesi köşe yazarı Lütfü ŞAHSUVAROĞLU toplumdaki çürümeyi yazdı.

GÜNDEM 17.04.2021, 03:04
Tereddî

Medeniyetimizden iki büyük erk çıkardığımız; birine cemaat, birine siyasal İslâm dediğimiz, yerelden merkezî devlete kadar çeyrek asırlık iktidar tecrübemizde ne hazindir ki insan karakterimiz yerlerde sürünüyor.

Esra Erol’un, Müge Anlı’nın programlarına bakan zaten notunu verir, verir de ahlâkî çürümenin salt halk düzeyinde olmadığı da ortada…

1980’lerin karakterli insanlarını şimdi adese ile arıyoruz. Oysa ki o zaman da şikâyetçi olan büyüklerimiz vardı. Erol Güngör bunlardan biriydi. Mamak cehenneminden sonra çıkardığımız Millet gazetemizin başyazarı idi. Bir yazısında şöyle diyordu:

1980’lerde Türkiye’ye gelip Türklerin eski karakteri ile yeni türemeye başlayan Türk tipini mukayese eden bir Batılı, ‘bu adamların, (o eski Türklerin) torunu olduğuna hiç kimse inanamaz’ diyor. Sosyal hayatın ve kültür hayatının dejenere olmasını ancak belli bir tipe sokulamayan insanlar yaratmaktadır.”

Erol Hocamızı en verimli çağında kaybettik. 24 Nisan 1983’te Hakkın rahmetine kavuştu. Onu çok özlüyoruz. Bizim sosyal psikolojik yapımızı en iyi tahlil eden, milliyetçiliğin organik çizgisinde Gökalp’ın talebesi sayılan Mümtaz Turhan’ın asistanı olan Hoca, sıklıkla neşteri toplumsal yaralarımıza sokuverirdi.

Biri çıkıp da Türkler adab-ı muaşeret bilmiyorlar, gidin otobüslerin haline bakın dese veya şehirlerimizin sokaklarına bakarak bizim pis olduğumuzu söylese onu bir kaşık suda boğarız, derhal Türklüğe hakaretten hakkında davalar açmaya kalkarız. Halbuki millet olarak kusurlarımızı belirtmek bize hakaret değil hakaretten kurtulmamıza vesile olabilir.”

Milliyetinin seciyelerine uyum göstermeyen yeni kalabalık güruhu başka yerlerde aramaya lüzum yok… Ne yazık ki bu güruh, daha çok da muhafazakâr çevrelerde istikbâl arıyor… O yüzden yukarılardan sipariş edilen bir kampanya var: İstiklâl ile İstikbâl aynı kapıya çıkıyor buna göre… Bunlar artık halktan kişiler de değiller. Belediye başkanı, genel müdür, yüksek hâkim, gazete patronu, iş adamı, bakan, başbakan da olmuşlar.

Merhum Erol Güngör, 1980’lerde mağdur, 28 Şubatlarda biraz daha mağdur ve sonraki her darbemsi şeylerde sürekli mağdur olan ama bir katma değer de üretemeyen, şehirleri ve mâbetleri bile İslâm şehir ve mâbet mimârîsinin dışında yepyeni tanrıların cüretkâr heveslerine oyun alanı yapan yeni karakter âbidelerini görseydi acaba ne yazardı?

Büyük bir sosyal değişme içindeyiz. Şehirlerin karakteri o kadar bozulmuştur ki, bunlara yeni gelenlerin belli bir sosyal atmosfer içinde kendilerine biçim vermeleri imkânı artık yoktur. Kısacası, işi kendi haline bırakmakla bir çözüm bulamazsınız.”*

Maalesef bırakınız çözüm bulmayı, çözüm bulmakla görevli, üstelik de yüksek iddia sahibi siyasî partiler bizâtihi çürümenin ‘laitmotive’i olmuşlardır.

Halbuki muhafazakârlığın “ahlâkı tamamlamaya geldim” diyen Peygamberinin izini sürmesi gerekmez miydi? Türkler, o yüksek seciyenin billurlaşmış şanlı tarihine sahip değiller miydi?

1974’de Ortadoğu’da yazdığı bir köşe yazısında ise vehim hastalığından dem vuruyor, genç yaşta düzelebilecek bu hastalığın ileri yaşlarda tedavisinin mümkün olmadığını işaret ediyordu:

Paranoid şizofreni ancak erken yaşta hemen teşhis edildiği takdirde %60 oranında tedavi edilebilir fakat gecikmiş vakalarda bir şey yapılamaz. … Bu hastalıkların sebepleri hakkında maalesef fazla bir şey bilmiyoruz ancak politik hezeyanların hem idealist olan, hem de müthiş bir aşağılık kompleksi içinde çırpınan tiplerde görüldüğü genellikle kabul edilir.”**

Erol Hocamızın bugün yaşasa arkadaşı Ahmet Bican Ercilasun gibi yazacağından adım gibi eminim:

Türklerde şerefle yaşamak çok önemlidir. Şerefine düşkün insanlar, şereflerine bir halel gelmemesi için ömürleri boyunca dikkatli ve özenli davranırlar. Bulundukları makam ve mevkileri kendilerinin ve yakınlarının çıkarları için kullanmazlar. Rüşvet almaktan, yalan söylemekten kaçınırlar. Hafif davranışlarda bulunmazlar. Söylediklerine ve iddialarına uygun yaşarlar; yaşadıklarına uygun şekilde konuşurlar. Bugün söylediklerini bir süre sonra değiştirip tam tersini söylemezler. Sözlerini, iddialarını ve fikirlerini sürekli olarak değiştirmezler. Eğer belli ve makul sebeplerle söz ve fikirlerini değiştirmek zorunda kalırlarsa bunu da açıkça söylerler, mertçe ifade ederler.

Milliyetçilik ülküsü insanda ahlak ister, şeref ister. Ahlak ve şeref kavramları ise bağırıp çağırmakla elde edilemez; kendi milletine düşmanlığını açıkça beyan etmiş kimselerin kulu kölesi olmakla sağlanamaz

Milliyetçi insanın özü sözü bir olur. Milliyetçi insan ağır olur, oturaklı olur. Millet düşmanlarına karşı elbette sert ve tavizsiz davranır, ama ağırlığını koruyarak.”

Bugün söylediklerini yarın değiştiren ama bunu sürekli yapan siyasilerin sadece kendilerine zarar vermeleri, kendi içlerinde ruh ve beden dikotomisi yaşamaları söz konusu değildir sadece; millet de onlarla birlikte dejenere olmakta ve çivisi çıkmış vicdan ve ahlâk ölçümü normatif eylem kuramlarının tamamını dramatik hatta trajikomik gösteriye bırakmaktadır.

Tereddî etmiş bir cemiyeti de, devleti de hiçbir darbe düzeltemez.

*Millet, 7 Temmuz 1982

**Ortadoğu, 20 Aralık 1974

Yorumlar (0)
19°
açık
Namaz Vakti 14 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:09
İkindi 17:09
Akşam 20:44
Yatsı 22:35
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30