Kılıçdaroğlu: Yeni anayasa yapacağız, Kürt sorununu çözeceğiz!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu "Kürt sorunu"nu çözme ve yeni anayasa yapma sözü verdi. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş'ı her grup toplantısında olduğu gibi anmayı ihmal etmeyen CHP lideri, konuşmasına da Cumartesi Anneleri'ne selam göndererek başladı

SİYASET 28.07.2020, 19:04
Kılıçdaroğlu: Yeni anayasa yapacağız, Kürt sorununu çözeceğiz!

Tek aday girdiği CHP kurultayında yeniden genel başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin ilk grup toplantısına "Cumartesi Anneleri"yle başladı.

Kılıçaroğlu şöyle konuştu:

"800 haftadır bir grup anne evlatlarını arıyor. Evlatları kaybolduğu zaman bazıları 12, bazıları 16, 20, 30 yaşlarındaydı… Nerede kayboldu onların evlatları? Asıl soru bu. Bu anneler evlatlarını nerede arıyorlar. Gözaltına alındılar, tutuklandılar, bir süre sonra hiç kimse haber alamadı. 800 haftadır Galatasaray’a gelip 800. haftada bir karanfil bırakmak istediler. Öldüklerini biliyoruz ama mezarı nerede, gidip bir Fatiha okuyalım diyorlar. Bunu bile çok gördüler. Evladım nerede diye soran annenin sesini duymayan insanlara ben insan demem. Hani faili meçhuller olmayacaktı? Bir insanın hayatı bu kadar ucuz olamaz. Berfo ana oğlunun mezarının nerede olduğunu bilmeden hayatını kaybetti. Berfo analara ne diyeceğiz?

Diyarbakır’daki anneler de mübarek annelerdir. O evlatların terör örgütüne gitmesini kim sağladı, ortamı kim hazırladı? Anneler arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz, her anne annedir. Karanfil bırakan annenin sesini duymayan insan değildir!"

KAVALA VE DEMİRTAŞ ÇAĞRISI

Bu grup toplantısında da Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş'a özgürlük çağrısı yapmayı ihmal etmeyen Kılıçdaroğlu, "Osman Kavala 1001 gündür içeride. Beraat etmişse beraat etmiştir, yeni bir suç uyduruyorsanız siz Osman Kavala’dan intikam alıyorsunuz. Artık yargı değil olay bir intikama dönüşmüştür. Tıpkı Selahattin Bey gibi. Bu insanlar suçlu değil ki… Müyesser Yıldız doğruları yazdı diye hapiste. Barış Pehlivan doğruları söyledi diye, Murat Ağırel yolsuzlukları yazdı diye. Ne yaparlarsa yapsınlar. Kalemini satmayan hiçbir gazeteci zorun karşısında diz çökmez" dedi.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

'DOSTLARIMIZ' KİM?

"İkinci Yüzyıla Çağrı’ beyannamesinde neyi anlattık; işsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği, yolsuzlukla mücadeleyi çözeceğiz. Kimlerle beraber mi çözeceğiz? Dostlarımızla! Dostlarımızla deyince havuz medyası titredi. Dostlarımız kim? Bu sorunların çözümü için yanımızda duracak olan ve bu sorunları hissedenler. Kurultayda ortaya koyduğumuz 13 maddeye kim ‘evet’ diyorsa bizim dostumuzdur.

YENİ ANAYASA SÖZÜ

Demokratik yolla bir dikta yönetimine son vereceğiz. Nasıl yapacağız? Yeni bir anayasa yapacağız. Bugüne yapılan büyün anayasalar tonu değişmekle birlikte vesayetle oldu. Hiçbir zaman toplumun bütün kesimleri bir araya gelip bir anayasa değişikliği olmadı. Son anayasa değişikliği baskı döneminde yapıldı. Anayasa kitapçığını eline alan her vatandaş bu benim anayasamdır diyecek.

'KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ'

Bu anayasanın özünde demokratik parlamenter sistem olacak. Cumhurbaşkanı partili olmayacak, tarafsız olacak. Herkese eşit mesafede olduğu için anayasa ona hakim tayin etme yetkisi veriyor. Bir partinin genel başkanı hakim tayin edemez. TBMM’de gece yarısı kanunları olmayacak. 40 yıldır Kürt sorunu tartışılıyor. 40 yılda bir sorun neden çözülmez? Sorunu çözmeyen siyasi otoritedir. On binlerce kişi hayatını kaybetti ama bu sorun çözülmedi. Şimdi egemen güçler bu sorunu bir manivela olarak kullanıyor. Ben buradan CHP Genel Başkanı olarak bu sorunu demokratik standartlar içerisinde Türkiye’nin bağımsızlığı çerçevesinde çözeceğime söz veriyorum. 40 yıldır çözemediniz, biz çözeceğiz. Her insanın hayatı önemlidir. Bayrağımız, vatanımız, bağımsızlığımız çerçevesinde çözeceğiz.

ERBAŞ’A TEPKİ: O KOLTUĞU KİRLETİYORSUN

İstanbul işgal edildiğinde İngiliz Muhipler Cemiyeti kuruluyor. Bir sürü yandaşlar geliyor oraya, dönemin sarayı her türlü desteği veriyor. Mustafa Kemal için idam fermanı çıkarılıyor. ‘Neden Türkiye’yi kurtarıyorsun, bak ne güzel keyfimiz yerinde’ diye. Sevr anlaşmasını imzaladılar. Rıfat Börekçi de dönemin Diyanet İşleri Başkanı’ydı. O da şeyhülislamın tam aksine fetva verdi.

Tarihi bilmeden belli koltuklara oturursanız kendi tarihinizi reddetip yabancıların size dayattığı tarihi öğrenirseniz siz o koltuğa layık değilsiniz. Çıkacaksınız öyle bir konuşma yapacaksınız ki haddinizi aştığınızı bilecek ve geri almak için çaba harcayacaksınız. Bu o koltuğun hakkını veremiyorsun demektir. Sen erdemli, dürüst değilsin. O kişi bilmeli Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmasaydı bugün o camilerin hiçbirinde 5 vakit ezan okunmazdı. Bunu biliyor musun sen!

Lanet sözcüğü, sevgi, hoşgörü varken kullanılır mı? Belki lanet sözcüğünü Erdoğan için kullanmış olabilir onu da söylesin. Buna rağmen bu sözcüğü bir din adamının kullanması doğru değildir. Dua okunur, e okusaydın o zaman. Ağzını kapatan mı vardı? Bunlar tarihin de gerçeğin de ne olduğunu bilmiyorlar. O koltuğun kendisine paye vereceğini sanıyorlar. O koltuğu sadece ve sadece kirletiyorsunuz.

'SEÇİM YASASI DEĞİŞECEK'

Rüşvet alan bir kişinin büyükelçilikte ne işi vardır? Seçim yasası değişecek dedik. Bütün vatandaşlarımız milletvekillerini mi seçiyorlar, yoksa önüne konan listeye mi mühür basıyorlar? Bunu 12 Eylül darbecileri yaptı. Darbecinin getirdiği kanunu niye uyguluyorsunuz? Söz veriyorum bunu yapacağım. Bütün dostlarıma söz veriyorum. Milletin vekilini millet seçecek.

Seçim barajını kaldıracağız. Makul bir baraj konabilir. Kadınlar her seferinde siyasette yer almak istiyorlar erkekler izin vermiyor. Meclise cinsiyet kotası verilmeli. Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız."

Yorumlar (0)
19°
açık